İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/26325 K.2014/11617

Kasten yaralama suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.400 Türk lirası adlî para; kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/1. maddesi gereğince 4 ay…

Esas2013/26325Karar2014/11617Tarih10 Nisan 2014Okuma5 dk · 950 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2013/26325 E., 2014/11617 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Nisan 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

950 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Kasten yaralama suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.400 Türk lirası adlî para; kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/1. maddesi gereğince 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair, .... Sulh Ceza Mahkemesinin 21/08/2008 tarihli ve 2008/559 esas, 2008/784 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.05.2013 gün ve 156050 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre; sanıklar hakkında iddianameyle açılan kamu davası üzerine 12/08/2008 tarihli tensip ara kararında, duruşma gününün 21/08/2008 olarak tayin edilmesine karşın, taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiyenin tebliğ edilmediği, müştekinin şikâyet ve delillerinin sorulmadığı, tanıkların dinlenmediği ve sanıkların savunmalarının alınmadığı, bu şekilde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 191, 193 ve 234. maddelerine aykırı biçimde iddia ve savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay: Kasten yaralama suçundan sanık ..., kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan ise sanık ... hakkında açılan kamu davasında, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 21/08/2008 tarihli kararı ile, sanık ...’nın 2.400 TL adli para, sanık ...’un ise, 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilerek itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle, kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Sorgusu yapılmayan sanıklar hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurup doğurmayacağının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde; Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin 6. ve devamındaki fıkralarında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için gerekli koşullar ve sonuçları düzenlenmiştir.

Anılan maddede açıkça belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, yargılama yapılması, yargılama sonucunda suçun işlendiğinin sabit olması ve maddede belirtilen objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca, “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.

5271 sayılı CMK’nın 191. maddesinde duruşmaya başlanmasına ilişkin kurallar ile sanığın sorgusunun nasıl icra edileceğine ilişkin hükümlere yer verilmiş, anılan Kanunun 193/1. maddesinde ise, kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı belirtilmiştir. Kanunun ayrık tuttuğu hallere ise 5271 sayılı Kanun’un 193/2 ve 195. maddelerinde yer verilmiştir.

CMK’nın 195. maddesindeki düzenlemeye göre, suçun yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmesi halinde, sanık gelmese de duruşma yapılabilecektir, ancak maddenin uygulanabilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlardan ilki, suçun yaptırımın adli para cezası veya müsadereden ibaret bulunması, ikinci koşul ise, sanığa gönderilecek davetiyeye gelmese de duruşmanın yapılacağı ihtarının yazılmış olmasıdır.

193. maddenin 2. fıkrasında ise, “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler yüz yüze yargılama ilkesinin istisnasını oluşturmakta ise de, somut olayda uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

Öte yandan, CMK’nın 217/1. maddesindeki düzenlemeye göre; hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.

İnceleme konusu somut olayda; sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, sanık ... hakkında ise kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece iddianamenin kabulüne karar verilerek, tensip kararı ile duruşmanın 21.08.2008 tarihine bırakıldığı, ancak taraflar duruşmaya çağrılmadan ilk celsede sanıkların mahkumiyetine dair hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir.

Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerde de belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için öncelikli olarak yargılama yapılması gerekmektedir. CMK’nın 3. kitabında kovuşturma evresine yer verilmiştir. Kanunun bu bölümünde duruşma yapılması, davanın sujelerinin dinlenilmesi, delillerin ortaya konulması ve tartışılması, delillerin takdiri, duruşma tutanağının oluşturulması ve kamu davasının sona ermesine ilişkin usul kuralları düzenlenmiştir.

Bu itibarla, Mahkemece usulüne uygun yargılama yapılarak, tarafların dinlenilmesi, delillerin ortaya konulması ve suçun işlendiğinin sabit olması durumunda, CMK’nın 231. maddesinde yer verilen objektif koşulların yanı sıra, sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılması durumunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, taraflar duruşmaya çağrılmadan ve savunmaları alınmadan karar verilmesi hukuka aykırıdır.

Somut olayda yargılama hukukuna yönelik ağır bir hukuka aykırılık meydana gelmiş, kanun yararına bozma konusu yapılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da, bu hukuka aykırılık üzerine oturtulmuştur. Olağan ve olağanüstü kanun yolları, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesi amacına hizmet ederek birey ve toplum açısından sağlıklı bir hukuk zemininin oluşmasına vesile olmaktadır.

Bu çerçevede, karardaki ağır hukuka aykırılık halini tespit eden Yargıtay’ın, bu hukuka aykırılığı gidermek yerine, mahkumiyet hükmünün henüz hukuken varlık kazanmadığı bu nedenle kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı gerekçesiyle ret kararı vermesi durumunda, sanık denetim süresi boyunca dava baskısı altında tutulacak ve bağımsız ve tarafsız bir yargı merciine başvuru imkanının bulunmamasına ilişkin bu durum da, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6. maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır.

Bu itibarla, kanun yararına bozma konusu yapılan yargılama hukukuna ait ağır hukuka aykırılık halinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını doğrudan etkilediği belirlenerek, bu hususun kanun yararına bozma konusu yapılabileceği kabul edilmek suretiyle talebin kabulüne karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- Sonuç ve Karar

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- ... Sulh Ceza Mahkemesinin 21/08/2008 tarihli ve 2008/559 esas, 2008/784 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- Bozma kararı doğrultusunda, anılan Kanun maddesinin 4/b fıkrası uyarınca yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/26325, K. 2014/11617, 10 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2013/26325
Karar No
2014/11617
Tarih
10 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/26326 K.2014/11172
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/26326 K.2014/14625
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/26326 K.2014/8481
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/26328 K.2014/11174
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/26329 K.2014/11129
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/26329 K.2014/14629

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.