KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2013/3354 E., 2013/3668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2013
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Tehdit suçundan sanık ...’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-ikinci cümlesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına dair, Antalya 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 11/07/2012 tarihli ve 2010/1201 esas, 2012/1258 sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2012 gün ve 312303 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay: Sanık ... hakkında, basit tehdit suçundan açılan kamu davasında, Antalya 10.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 11/07/2012 tarihli ve 2010/1201 esas, 2012/1258 sayılı kararı ile, Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-ikinci cümlesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suç işlemedeki ısrarcı kişiliği dikkate alınarak TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilerek, temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
Tehdit suçundan hükmolunan 1 ay hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 50/1. maddesinde belirtilen, seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 1. fıkrasında " Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına,
belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir." 2. fıkrasında "Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse;
bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez." 3. fıkrasında ise "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen somut olayda, anılan yasa hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanığa, 5237 sayılı TCK'nın 106/1-ikinci cümlesi uyarınca verilen 1 ay hapis cezasının, TCK'nın 50/3 maddesindeki amir hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunludur. Mahkemenin uygulamasının yapılan açıklamalar ışığında hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/3354, K. 2013/3668, 7 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama