İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/36581 K.2014/25399

Tefecilik suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair,...) Asliye Ceza Mahkemesince verilen 31/03/2011 gün ve 2009/38 esas, 2011/56 karar sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,

Esas2013/36581Karar2014/25399Tarih11 Eylül 2014Okuma6 dk · 1.140 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2013/36581 E., 2014/25399 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Eylül 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.140 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Tefecilik suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair,...) Asliye Ceza Mahkemesince verilen 31/03/2011 gün ve 2009/38 esas, 2011/56 karar sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,

Dairemizin 25/02/2013 gün ve 2011/18034 esas, 2013/5180 sayılı kararıyla;

"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığa yükletilen tefecilik eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,

Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA," karar verilmiştir.

I-İTİRAZ NEDENLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2013 gün ve 2013/282850 sayılı yazısı ile;

"Sanık ...’un eyleminin tefecilik suçunu oluşturmadığından, atılı suçtan beraatına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Yasal Mevzuat İncelendiğinde;

765 sayılı Türk Ceza Kanunun’da tefecilik sucuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. 08.06.1993 tarihli ve 2279 sayılı “Ödünç Para Verme İşleri Kanunu” bu husustaki ilk yasal düzenlemeyi oluşturur. Bu kanunun 17. maddesi tefeciliği suç olarak düzenlemiştir. Ardından 30.09.1983 tarihli “Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile bu yasa yürürlükten kaldırılarak, 15. maddesinde tefecilik sucuna ilişkin yeni bir düzenleme getirmiş ancak kanunlaşmadığından yürürlüğe girmemiştir.

5237 Sayılı T.C.K.nun 241. maddesi tefeciliği suç olarak yeniden düzenlemiştir. Buna göre “kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”

Bu suç tanımına ilişkin madde gerekçesinde "Madde metninde tefecilik fiili suç olarak tanımlanmıştır. Faiz veya başka bir namla da olsa kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesi, tefecilik suçunu oluşturur. Tefecilik suçu, iktisadi hayatımızda, “senet kırdırma” denen usulle de işlenebilir. Örneğin henüz vadesi gelmemiş bir bononun vadesinden önce başkasına verilerek karşılığında bono üzerinde yazılı meblağdan daha az bir paranın alınması durumunda tefecilik suçu oluşur. Çünkü, bu durumda bononun el değiştirmesi, kişiler arasında doğmuş olan bir alacak borç ilişkisine dayanmamaktadır. İfade yerinde ise, bu durumlarda, birer ödeme aracı olan bononun veya çekin kendisi satılmakta ve satın alınmaktadır.

İzlenen suç politikası gereğince, kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi cezalandırılmaktadır. Buna karşılık, ödünç para alan kişi cezalandırılmamaktadır".

Yukarıda anılan 90 Sayılı KHK’ya göre tefecilik “yetkili makamdan izin alınmadan faiz veya her ne ad altında olursa olsun, bir ivaz karşılığı veya ipotek almak suretiyle, ödünç para verme işlemlerinin yapılması veya bu işlerin meslek olarak kabul edilmesi ve KHK uyarınca alınan izin iptal edildiği halde ödünç para verme işlerine devam edilmesi” dir.

TCK'nın 241. maddesindeki tanım bakımından da bu hükmün aynen geçerli olduğu söylenebilir. Anılan suçun hareket unsuru bir miktar paranın ivaz karşılığı, yani belirli bir miktar fazlasıyla geri ödenmek üzere borç olarak verilmesidir. Kanun açıkça “para”dan bahsetmesi nedeniyle tefecilik suçunun konusunu ancak para oluşturur.

Para haricindeki diğer misli şeylerin yani altın veya menkul kıymet değerlerinin kazanç elde etme gayesiyle olsa dahi verilmesi tefecilik sucunu oluşturmaz. Öğretideki genel görüş de bu merkezdedir. Bu meyanda altın önceleri para yerine kullanılmışsa da, günümüzde misli eşyadan sayılması karşısında bu suçun konusunu oluşturmaz.

Kanun maddesinde paradan söz edilmesi nedeniyle yabancı paraların da kazanç elde etmek amacıyla ödünç verilmesi halinde tefecilik suçu oluşacağı hususta bir tereddüt bulunmamaktadır.

Diğer yandan madde gerekçesinde de açıklandığı üzere vadesi gelmemiş olan çek, senet gibi kıymetli evrakın üzerinde yazılı olan bedelden daha az bir bedel karşılığında alınıp satılması yada kredi kartıyla herhangi bir alım satım olmaksızın, alışveriş yapılmış gibi gösterilerek karttan çekilen bedelden daha az bir miktarın alıcı konumundaki kişiye ödenmesi de tefecilik suçudur. Yüksek 5. Ceza Dairesinin de yerleşmiş uygulaması bu şekildedir.

Suçun oluşması için yasada tanımlanan faaliyetin süreklilik arz etmesine veya meslek olarak yapılmasına da gerek yoktur. Önceki yargısal kararlarda birden çok kişiye sürekli ve sistemli bir şekilde ivaz karşılığı borç para verilmesi gerektiği belirtilmekte ise de, 5237 Sayılı Kanunun 241. maddesindeki tanım karşısında süreklilik unsurunun bulunmadığı ve yeni içtihatların da bu yönde olduğu söyleyebiliriz.

Suçun oluşumu için gerekli olan diğer önemli husus ise failin elde ettiği faizin yani ivazın piyasa koşullarının üzerinde bir kazanç olması gerekir. Diğer bir ifade ile ödünç verilen paranın piyasa koşullarındaki değer kayıplarını karşılayan bir fazlalığın kazanç olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir.

Bu kısa açıklamalar ışığında somut olayımız değerlendirildiğinde; ... ... kuyumculuk işi ile iştigal etmekte olup, aşamalardaki tüm savunmalarında müşteki...a çek karşılığı bir çok kez altın sattığını, bir süre sonra yanında çalışan...ı altın almak için gönderdiğini, satmayınca ...’in eşi ile gelerek hanımına aldığını söylemesi üzerine altın sattığını savunmuş, müşteki ... da beyanında altın satın aldığını bilahare de hurda olarak bozdurduğunu söylemiştir.

Diğer müşteki... ise beyanında; sıkıntıya girdiğinde ...’dan altın aldığını, karşılığında çek verdiğini, bir keresinde ise altınları alıp ...’ye bozdurmaya gittiğini ancak bozduramayınca gelip sanığa sattığını, altınları hurda fiyatına aldığını söylemiştir.

Sanığın savunması, müşteki beyanları tanık ifadeleri ile Emniyet Müdürlüğünün 24.12.2007 tarihli sanığın faiz karşılığı borç para vermediğine ilişkin zabıta araştırması sonucu düzenlediği tutanak içeriği ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın çek karşılığı altın sattığı, altın alanların bazen kendisine, bazen de başka kuyumculara altın bozdurarak nakit’e çevirdikleri anlaşılmaktadır.

Bu oluş karşısında sanığın kazanç elde etmek amacıyla borç para vermediği, alım satımların gerçek bir anlaşmaya dayandığı görülmektedir. Satılan altınların hurda altın olarak geri alınması hususu da sanığın kuyumculuk mesleğinin gereğidir ki zaten tüm kuyumcular bu şekilde para kazanmaktadır. Borç para verilmesi söz konusu olmadığı gibi elde edilen bedel de mesleğinin gereği olup madde tanımındaki “kazanç“ olarak kabul edilebilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla suçun yasal unsurları oluşmadığı gibi sanığın suç işleme kastı da bulunmadığından beraatına karar verilmesi gerekir.

Sonuç ve istem : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yüksek 4. Ceza Dairesinin 25.02.2013 tarih ve 2011/18034-2013/5180 sayılı “ONAMA” kararının kaldırılarak, yukarıda açıklanan gerekçelerle ...(Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2011 gün ve 2009/38-2011/56 sayılı hükmünün BOZULMASINA karar verilmesi, itirazımızın Yüksek Dairece yerinde görülmemesi halinde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:

II- İTİRAZIN KAPSAMI

İtiraz, tefecilik suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Dairemizin 25/02/2013 tarihli kararına ilişkindir.

III- KARAR

Sanığın, mağdurlar ... ve...ın kendisinden para talep etmeleri üzerine, herhangi bir altın alım satımı olmadan, altın satmış gibi çek aldıktan sonra, bu altını hurda altın olarak geri alıyor gibi hesap yaparak, alış fiyatı üzerinden belirlediği çek bedelinin altındaki miktarı mağdurlara verme, günü gelince de çek üzerinde yazılı tutarı tahsil etme biçimindeki eyleminin, çek kırdırma işleminin farklı bir versiyonu olup, TCK'nın 241. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, tefecilik suçunu oluşturduğu anlaşıldığından,

SONUÇ / HÜKÜM

Dairemizin 25.02.2013 tarih ve 2011/18034 esas, 2013/5180 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/36581, K. 2014/25399, 11 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-itiraz Nedenleri
  4. Iı- İtirazın Kapsamı
  5. Iıı- Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2013/36581
Karar No
2014/25399
Tarih
11 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/36694 K.2014/25307
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/36704 K.2014/25322
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/36715 K.2014/25287
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/36717 K.2014/24788
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/36725 K.2014/24786
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/36738 K.2014/25306

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.