KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2013/3677 E., 2014/5291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2014
- Tebliğname No
- 2 - 2011/240859
- Mahkemesi
- İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 28/02/2011
- Numarası
- 2009/614 (E) ve 2011/215 (K
- Suç
- Hakaret
Karar Metni
231 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın davacı sıfatıyla katıldığı tespit davasının duruşması sırasında söylediği, "adalet istiyorum, tüm hakimleri, davacı vekilini, kurum vekilini hepinizi Allaha şikayet ediyorum, hepinizin Allah belasını versin" şeklindeki ifadelerin mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri ve beddua niteliğinde olduğu, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre, sanığın hakaret içerdiği iddia edilen sözlerin duruşma sırasında söylendiği, dolayısıyla aleniyet unsurunun gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı ve sanık F.. P..'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, karşı temyiz olmadığından yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/02/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık aleyhine temyiz olmaması dikkate alındığında, kabule göre TCY'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması yönünden eleştiriyle yetinilmesi gerekirken, bu noktadan da bozma kararı verilmesine ilişkin yüksek çoğunluğun kararına iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/3677, K. 2014/5291, 19 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama