İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/4052 K.2014/15587

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2013/4052Karar2014/15587Tarih7 Mayıs 2014Okuma5 dk · 1.038 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2013/4052 E., 2014/15587 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2014
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Suç
Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Hüküm
Düşme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.038 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık ...'a, yokluğunda verilen gerekçeli karar yöntemince tebliğ edilmesine rağmen hükmü temyiz etmemiş bulunması karşısında, şikayetten vazgeçmeyi zımnen kabul ettiği ve dolayısıyla sanık yararına olan şikayetten vazgeçmeyi kabule ilişkin usul kurallarına aykırılığın sanık aleyhine hükmün bozdurulması için O Yer Cumhuriyet Savcısına hükmü temyiz hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 309 ve 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 07/05/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1-5237 sayılı TCY'nın 73 ncü maddesinin 6 ncı fıkrasında, “Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez” düzenlemesi yer almalıdır.

Somut olaydaki suç, TCY'nın 123 ncü maddesindeki “kişilerin huzur ve sükununu bozma”dır. Bu suçla ilgili düzenlemede, TCY'nın 73/6 ncı maddesinde yer aldığı gibi “kanunda aksi yazılı olmadıkça” kavramında belirtilen şekilde, şikayetten vazgeçmenin sanığın kabulüne bağlı olmadığı biçiminde açık bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle, TCY'nın 123 ncü maddesindeki suç kovuşturması şikayete tabi olup TCY'nın 73/6 ncı maddesi gereğince, şikayetten vazgeçme sanığın kabulüne bağlıdır.

2-Somut olayınında sanık tüm aşamalarda suçu inkar etmekte, tanıklar ise sanığın suçu işlediği yönünde açık bilgi sahibi değildir.

3-Sanığın huzurunda müşteki şikayetten vazgeçmiş ve sanığa sorulmamıştır.

4-Cumhuriyet Savcısı ise, sanığa şikayetten vazgeçmeye karşı diyeceği sorulmadığı gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir.

5-Sorun, TCY'nın 73/6 ncı maddesindeki düzenlemenin sanık lehine olup olmadığıdır.Konuyu değişik açılardan değerlendirmek mümkündür. Somut olay ve varılacak sonuç bakımından iki yönden değerlendirme yapmak gerekir.

A) Sanığın suçunu kabul etmesi veya ceza vermeye yeterli delil varsa, vazgeçmeye karşı diyeceğinin sorulmaması lehine olacaktır;

b) Buna karşın, sanık suçunu kabul etmez veya yeterli delil bulunmazsa, vazgeçmeye karşı diyeceğinin sorulmaması aleyhine olacaktır.

6-5271 sayılı CYY'nın 290 ve halen yürürlükte olan 1412 sayılı CYY'nın 309 ncu maddesindeki düzenleme, “sanığın lehine olan hukuki kaidelere muhalefet, sanığın aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet Savcılığına bir hak vermez” biçimindedir.

Bu düzenlemenin başına “sadece” sözcüğünün eklenerek okunması gerekir (Yenisey, Feridun – Nuhoğlu, Ayşe: Ceza Muhakemesi Hukuk Ders Kitabı, Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları, Nisan 2014, S. 890-891)

Yukarıda açıkladığımız gibi, TCY'nın 73/6 ncı maddesindeki düzenleme, sanığın vazgeçmeyi kabul edip etmemesi bakımından, kabul etmeme halinde düşme kararı verilmeyeceğinden, bir başka deyişle, suç sabit olmadığı ve sanığın suçu kabul etmemesi karşısında, sadece sanığın lehine kabul edilemez. Hem lehe, hem aleyhe düzenleme var ve somut durum, sanığın suçu işlemediği yönündeki ısrarı karşısında, sanığın aleyhine sonuç doğurduğundan, 1412 sayılı Yasanın 309 ncu maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısının temyiz yetkisini engelleyici durumdan söz edilemez.

7-Tüm bu nedenlerle, soruşturma ve kovuşturması şikayete tabi suçlarda, şikayetten vazgeçmeye karşı sanıktan diyeceğinin sorulmaması, her olay bakımından, sanık lehine yasa hükmüne muhalefet olarak kabul edilemez. Dolayısıyla, sanığa diyeceği sorulmadan verilen düşme kararının sanığa tebliğine rağmen sanığın kararı temyiz etmemesi, her halde vazgeçmeyi kabul ettiği anlamına gelmez.

8-Ceza yargılamasında gerçeğin bulunması esastır. Sanığın gerçekte suçu işlemediği, örneğin suçun işlediği tarihte fiziki olarak farklı yerde veya ülkede olduğunun sabit olmasına karşın, şikayetten vazgeçildi, kendisine sorulmadı ise de karar tebliğ edildiğine göre, temyiz edilmediğinden sonucuna katlanmalıdır, denilemez. Bu halde, derhal beraat kararı verileceğinden, 5271 sayılı CYY'nın 223 ncü maddesinin 9 ncu fıkrası gereğince düşme kararı verilemeyeceğinden, TCY' nın 73/6 ve 1412 sayılı CYY'nın 309 ncu maddelerindeki düzenlemelerden hareketle, sanık lehine hukuk kuralına muhalefetten söz edilemeyecektir. Bu gibi durumlarda tam tersine, sanık lehine hukuk kuralı sanık lehine hükmün bozdurulmasına engel oluşturacaktır.

Bir başka deyişle, TCY'nın 73/6 ncı maddesindeki düzenleme her halde (suç sabit olsa veya sabit olmasa bile), Cumhuriyet Savcısının temyizinin sanık lehine (örneğin sanık beraat etmeli şeklinde) olması halinde, sanığın aleyhine hükmün bozdurulması istemli olmayacağından (sanığın lehine temyiz olacağından), 1412 sayılı CYY'nın 309 ncu maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin reddine değil, kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

9-Cumhuriyet Savcısının temyiz ettiği tarihte sanığın temyiz hakkını kullanmadığı kabul edildiğinde, dosyadaki eksikliğin giderilmesi ve hakkını kullanabilmesi için sanığa tebliğin sağlanması düşünüldüğü ve bu arada sanığın hükmü temyiz ettiği farz edildiğinde, Cumhuriyet Savcısının temyizi geçerli kabul edilecektir. Yani, savcının temyiz yetkisini kullandığı tarihte sanığın temyiz etmiş olup olmamasına göre savcının temyizinin geçerli olup olmadığı değerlendirmesinde bulunulacaktır.

Oysa Cumhuriyet savcısı sanıktan bağımsız olarak kamusal taraftır. Bu kamusal taraf oluş nedeniyle, diğer taraflara (katılan ve sanığa) bağlı olmaksızın temyiz yetkisine sahiptir. Eğer, Cumhuriyet savcısının temyizini bu şekilde, sanığın temyiz etmemesine bağımlı kılarak değerlendirecek olursak, davanın kamusal yetki kullanan tarafını yasaya aykırı olarak yetkisiz hale getirmiş oluruz.

O nedenle, şikayetten vazgeçmeye karşı sanığın diyeceğinin sorulmaması halinde Cumhuriyet savcısının temyiz yetkisinin kabul edilmesi ve kararın sanığa tebliği üzerine temyiz etmemesi halinde, savcının temyize yetkisiz olduğundan değil, şikayetten vazgeçmeyi içeren hükmün tebliğine karşın kararı temyiz etmemesi nedeniyle sanığın vazgeçmeyi kabul ettiği şeklinde yorum yapılarak, hükmün doğru olduğuna işaretle, onanması gerekir.

10-Diğer yandan, şikayetten vazgeçmeye karşı sanıktan diyeceğinin sorulmaması noktasından savcının temyizi ile sanığın “şikayetten vazgeçmeyi kabul etmiyorum, beraat etmem gerekir” şeklindeki temyizinin birlikte gerçekleşmesi halinde, savcının temyizini geçerli; buna karşın, sanığın hükmü temyiz etmemesi halinde savcının temyizini geçerli kabul etmemek mümkün değildir.

11-Cumhuriyet Savcısının temyiz ettiği tarih itibariyle temyize yetkisi vardır ve bu yetkinin sonradan (kararın sanığa tebliği üzerine temyiz etmemesi nedeniyle) geçersizliğinden söz edilemez. Savcının temyiz yetkisi ancak, temyiz sanık lehine olup, savcının temyiz isteminden açıkça vazgeçmesi ve sanığın savcının bu temyizden vazgeçmesini kabul etmesi halinde geri alınmış sayılabilir ve reddedilebilir (1412, m.295/1; 5271, m.266/1). Bunun dışında iddia makamının temyizinin reddedilmemesi gerekir. Çünkü, temyiz isteminin reddi nedenleri halen yürürlükte olan 1412 sayılı CYY'nın 317 nci maddesinde sayılmış ve somut olayımız bakımından açıkça temyiz isteminin reddine karar verileceği kabul edilmemiştir.

12-Temyiz ancak, hükmün yasaya aykırı olması nedenine dayalı olarak yapılabilir (1412, m.307/1). Hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması yasaya aykırılık olarak kabul edilmektedir (1412, m.307/2).

Somut olayımızda, şikayete tabi suç nedeniyle vazgeçmeye karşı sanıktan diyeceğinin sorulmaması (TCY, m.73/6) yasaya açıkça aykırılık oluşturduğundan, ortada yasaya uygun bir temyiz vardır. Bu temyizin geçersiz sayılarak reddine karar verilemez. Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin somut olayımız bakımından reddedilmesi, kamu adına yetkili olan iddia makamının yetkisiz bırakılmasıdır.

13-Dolayısıyla, somut olayımız bakımından, suçu kabul etmeyen, suç işlediği hususunda delil bulunmayan sanık lehine olan Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; 1412 sayılı CYY'nın 309 ncu maddesi gereğince sanık lehine hukuk kuralına aykırı davranma sayılamayacağı, tam tersine sanık lehine olan bir kurala aykırılık sayılacağından, sanığın aleyhine hükmün bozdurulması şeklinde anlaşılmaması gerektiğinden, yüksek çoğunluğun Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddi yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/4052, K. 2014/15587, 7 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2013/4052
Karar No
2014/15587
Tarih
7 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/4053 K.2014/16651
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/4053 K.2014/3036
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/4054 K.2014/15847
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/4054 K.2014/3462
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/4054 K.2014/2719
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/4058 K.2014/16653

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.