İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/40693 K.2016/3805

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2013/40693Karar2016/3805Tarih1 Mart 2016Okuma4 dk · 843 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2013/40693 E., 2016/3805 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Mart 2016
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Tehdit
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

843 kelime·4 dk okuma

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığa yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,

Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.

Ancak;

1-Oluşa uygun kabule göre, müdahillerin sanık ...'ün sahibi olduğu şirketin fabrikasında işçi olarak çalıştıkları, suç tarihinden önce işten çıkarıldıkları, tazminatlarını alamayan müştekilerin iş mahkemesine dava açtıkları, sanık ... ve ...'in söz konusu şirkette çalıştıkları, suç tarihinde şirkete ait araba ile ...'ye geldikleri, sanık ...'ın katılan ...'nin evine yanında ... olduğu halde gittiği, ancak ...in dışarıda kaldığı ve içeriye girmediği, sanık ...'ın katılana açmış olduğu davayı geri almazsa kendisini vuracağını söylediği ve başka sözlerle tehditlerde bulunduğu,

yine sanık ...'ın tek başına müşteki ...'nin evine gittiği, ancak evin içerisine girmeyip bahçesinde bir süre müşteki ile konuştuğu, sanığın müştekiye hitaben; "iş mahkemesine açmış olduğu davayı geri almasını, aksi takdirde müşteki için iyi olmayacağını, onu vuracağını" söyleyerek tehdit ettiği ve aynı gün sanık ... ve ...'ın bu kez katılan ...'in çalıştığı işyerine giderek müştekiyi davasını geri alması konusunda "pazartesiye kadar şirkete gelip tazminatını alacaksın, daha sonra davanı geri alacaksın, yoksa biz karışmayız, günah bizden gider, kötü şeyler olur" şeklinde tehdit eylemlerinde bulunduklarının anlaşılması karşısında,

sanığın aynı olay bütünlüğü içinde aynı sebebe dayanarak ve kısa aralıklarla katılanları ayrı ayrı tehdit etmesi eylemlerinin. TCK'nın 106/2-c, 43/2. maddelerine uyduğu ve anılan suçtan aynı Kanunun 3 ve 61. maddeleri de gözetilerek birkez cezalandırılması yerine. TCK'nın 106/1-1. cümlesi (2 kez) ve 106/2-c maddeleri uyarınca mahkumiyetine kararı verilmesi,

2- Kabule göre de;

Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/03/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

TCK 43/2 aynı nev'iden (fikri içtima:) Bir suç işleme kararı ile birden çok kişiye karşı aynı suçun işlenmesinde birden fazla suç arasında manevi bağın kurularak, sübjektif şartın varlığı belirlenmelidir.

Suç işleme kararında birlik koşulu daha ziyade failin iç dünyası ile ilgili bulunduğundan, gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi güçtür. O halde, bu konuda gözleme özel önem verilmelidir. Bu hususta takdir hakkı bulunan hakim, bu işlem sırasında gündelik hayat deneyimlerini genel bir yol gösterici olarak göz önünde bulundurmalı, sübjektif bağın belirlenmesinde; suçların işleniş biçimlerindeki benzerlik, suçların işlenme zamanları ve yerleri arasındaki ilişki, suçların işlenmesine hükümden sonra devam edilip edilmediği gibi yardımcı kriterlerden de yararlanılmalıdır.

Önemli bir sorun, suçların farklı mağdurlara yönelik olması halinde, aynı suç işleme kararının bulunup bulunmadığının tayinidir. Bazı yazarlar, mağdurların değişmesi halinde, müteselsil suçun hiçbir şekilde gerçekleşmeyeceğini ileri sürmektedirler. Bir kısım yazarlar ise, bazı suçların yapısında bir sınır bulunduğunu; hayat, vücut bütünlüğü, hürriyet, cinsel özgürlük gibi münhasıran kişiye ait değerleri ihlal eden suçların, zorunlu olarak teselsül dışında kaldığını savunmaktadırlar.

Zincirleme suçun en önemli şartlarından biri, failin eylemi, aynı mağdura karşı ise farklı zamanlarda olması, farklı mağdurlara karşı ise aynı zamanda gerçekleştirilmiş olmasıdır. Eldeki dosyada aynı mağdura karşı farklı zamanlarda birden fazla suç işlenmesi sözkonusu olmadığı gibi, birden fazla mağdura aynı zamanda suç işlenmesi biçiminde bir zincirleme suç işlendiğinden söz edilemez.

Zincirleme suç, aslında suç çokluğu halidir ve sadece kanunda gösterilen üç husus bakımından farazi bir birlik teşkil eder.

Farklı kişilere karşı, farklı zamanlarda işlenen tehdit suçlarında “aynı suç işleme kararı" ndan ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasından bahsedilemez.

“Aynı(bir) suç işleme kararının” her olayın özelliğine göre saptanmasında zorunluluk bulunmaktadır. Failin iç alemi ile ilgili kararın saptanmasında kesin ölçüler konulması imkanı yoktur. Ancak, aynı suçun birden fazla işlenmesi halinde hakim, bu suçlar arasında manevi bağın mevcut olup olmadığını her bir olayın somut işleniş yeri, zamanı ve koşullarına göre takdir etme yetkisine sahiptir.

Kabule göre sanık ...’ın katılanlar ..., ... ve ...’i davalarını geri almaları yönünde uyarıp aksi takdirde katılanları öldüreceğini, ailelerine zarar vereceğini söylemek suretiyle tehdit suçunu işlediği sabit olduğundan sanığın katılanlar ... ve ...’ye karşı TCK. 106/1-1 maddesi gereğince; sanıklar ... ve ...’in ...’i birlikte tehdit ettikleri sabit olduğundan TCK.

106/2-c maddesi gereğince mahkumiyetlerine dair verilen kararı isabetli gördüğümden, sayın çoğunluğun “sanığın aynı olay bütünlüğü içinde aynı sebebe dayanarak ve kısa aralıklarla, katılanları ayrı ayrı tehdit etmesi eylemlerinin.

TCK’nın 106/2-c, 43/2 maddelerine uyduğu ve anılan suçtan aynı kanunun 3 ve 61. maddeleri de gözetilerek bir kez cezalandırılması yerine, TCK’nın 106/1-1. cümlesi (2 kez) ve 106/2-c maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği” düşüncesine katılamıyorum.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/40693, K. 2016/3805, 1 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2013/40693
Karar No
2016/3805
Tarih
1 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/40695 K.2016/3795
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/40698 K.2016/3801
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/41250 K.2016/3591
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/2 K.2016/2169
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/121 K.2016/2797
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/192 K.2016/89

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.