KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2013/41942 E., 2016/4389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2016
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
##########
MAHKEMESİ
##########Asliye Ceza Mahkemesi ########## ########## ##########
SUÇLAR
Tehdit, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ########## HÜKÜMLER : Mahkumiyet ########## ##########
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Olay günü mağdur ...'ın aracı ile sanık ...'nın aracının çarpışması üzerine sanık ...'in “arabama vurdunuz” diyerek bağırmaya başladığı, diğer mağdur ...'ın, sanık ...'e “sakin ol, bir şey yok” dediği, mağdur ...'nin hakaret ederek sanık ...'e vurduğu, bunun üzerine sanık ...'in döner bıçağını aracından alarak mağdurlar ... ve ...'ye doğrultuğu, mağdur ...'nin sanık ...'in elindeki döner bıçağını düşürdüğü, mağdur ...'ın ise bıçağı yerden aldığı, sanık ...'in aracından av tüfeğini alıp mağdurlar ... ve ...'a doğrultarak "gelin lan p..ler sizi öldüreceğim"dediği,
bunun üzerine mağdur ...'ın elindeki bıçağı atarak mağdur ... ile birlikte birbirlerinden ters istikametlere kaçtıkları, sanık ...'in ise av tüfeği ile havaya doğru ateş etmesi şeklinde meydana gelen olayda, sanığın eyleminin, TCK'nın 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu,
aynı Kanunun 44. maddesi uyarınca yalnızca en ağır cezayı gerektiren tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve kanuni olmayan hukuki nitelendirme ile ayrıca TCK'nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,
########## · ########## · ########## · ########## · ########## ##########
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/41942, K. 2016/4389, 8 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama