KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2013/7011 E., 2014/31495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2014
- Tebliğname No
- 2 - 2012/40637
- Mahkemesi
- Ankara(Kapatılan) Batı 3. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 13/12/2011
- Numarası
- 2011/484 (E) ve 2011/1255 (K
- Suç
- Hakaret
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmesi için, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olayda, sanığın katılanın isminin parka verilmesine yönelik tepki olarak kaleme aldığı ve Sincan Belediye Başkanlığına gönderdiği dilekçede sanığın katılana hitaben söylediği kabul edilen, "beceriksiz olarak bilinen, Sincan halkınca sevilmeyen, hakkında halkın tepkisi oluşan" ve "M. G.'den 25.000 TL Başkan Yrd. S. K. ile beraber aldıklarını, neye göre nasıl alındığını bilmediğimiz" şeklindeki sözler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket sınırlarını aşan ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/7011, K. 2014/31495, 3 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama