KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/15741 E., 2018/4596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, hakaret, yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ...'a isnat edilen suçun uzlaşma hükümlerine tabi olmayan silahlı tehdit ve bu suçla birlikte işlenen hakaret ve yaralama suçları olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıkların, kendilerine yükletilen suçları kabul etmemeleri, katılanlar ... ve ...'ın ise aşamalarda, sanık ...'ın babası ve annesinin gelip sanığın elinden bıçağı almaya çalıştıkları, hatta bu arada sanığın annesinin elinin yaralandığı şeklindeki anlatımları karşısında; olayın tek görgü tanıkları olan ... ve ...'ın bilgi ve görgülerine başvurulmadan yargılamaya devamla hüküm kurularak CMK'nın 210. maddesine aykırı davranılması,
2- Kabule göre de.
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık ...'a isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, TCK'nın 86/2. maddesi kapsamındaki yaralama suçları yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek,
yeni düzenleme karşısında bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanık ...'ın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/15741, K. 2018/4596, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama