KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/17359 E., 2018/8643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanık hakkında 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmolunması aleyhe temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın suç tarihinde köy korucusu olduğu, 442 sayılı Köy Kanunun 70, 74 ve devamı maddelerine göre köy korucularının görev ve yetkilerinin 24096 sayılı Köy Korucuları Yönetmeliğinde ayrıntılı bir şekilde belirlendiği, Yönetmeliğin 9/a maddesinde, "Köy halkının ...... malına ve tasarruf emniyetine tecavüz edenleri belirlemek, bunları takip etmek, köy muhtarına ve en yakın jandarmaya en seri vasıtasıyla bildirmek, kaçmalarını, saklanmalarını önlemek, köy halkının ve köyün zabıta görevlilerinin de yardımıyla yakalamak .....” yine (f) bendinde ise.
“Bağ, bahçe ve yolları, içme suyu tesisleri ile trafo ve köy orta malları, su kuyuları, su setleri ve kanallarına ve benzeri köy tesislerine yönelik her türlü tecavüzleri önleyecek tedbirleri almak ve bu gibi tesislerin korunmasında genel ve özel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak." şeklinde sayılan görevlerinin bulunduğu, sanığın aşamalardaki ısrarlı anlatımları dikkate alındığında, köy halkının hayvanlarını otlatmak amacıyla ayrılan meraya mağdurların tecavüz etmeleri nedeniyle kendilerini defalarca uyardığı, bu nedenle olay günü çıkan tartışma sebebiyle yükletilen suçu işlediğinin anlaşılması karşısında;
olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/17359, K. 2018/8643, 3 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama