KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/20527 E., 2018/17492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Yaralama, tehdit
- Hükümler
- Mahkumiyet, temyiz isteğinin reddi
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre Anayasa'nın 40/2, CMK'nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddeleri gereğince, kararda, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, bu hususlardan söz edilmemesi nedeniyle sanığın temyiz isteğinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek, mahkemece verilen ret kararının kaldırılması suretiyle dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında yaralama suçundan verilen kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'nin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın tehdit suçunu uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 86/3-a maddesinde düzenlenen yaralama suçuyla birlikte işlediği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemler doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/20527, K. 2018/17492, 17 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama