KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/2527 E., 2015/474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2015
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık .....'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 125/1-4 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.400 Türk lirası ve 2.100 Türk lirası (iki kez) adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/09/2011 tarihli ve 2010/5184 esas, 2011/1507 sayılı kararının, .... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/01/2014 gün ve 3496 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun, "Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz" şeklindeki 73/4. maddesi karşısında, adı geçen sanığın üzerine atılı kovuşturması şikâyete bağlı olan kasten yaralama ve hakaret suçları ile ilgili müştekiler .... ve .....'in, 27/09/2011 tarihli celsede alınan beyanlarında şikâyetlerinden vazgeçmiş olduklarının anlaşılması karşısında, sanığın müştekilere karşı gerçekleştirdiği eylemler bakımından kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yerine, mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay: Basit yaralama ve hakaret suçlarından sanık..... hakkında yapılan yargılama sonucunda, Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/09/2011 tarihli kararıyla, her iki suçtan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yüze karşı verilen kararın temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 02.07.2013 tarihli kararıyla hükmolunan cezaların miktarına göre temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu şekilde kesinleşen cezaların infazı aşamasında, mağdurlar .... ve ....'in, 27/09/2011 tarihli oturumda şikayetlerinden vazgeçmiş olmalarına rağmen, bu husus gözetilmeden sanığın cezalandırılmış olduğu belirlenerek, kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
Kovuşturması şikayete bağlı olan suçta, hükümden önce gerçekleşen şikayetten vazgeçme nedeniyle, CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca, kamu davasının düşürülmesi zorunluluğunun gözetilmemesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme
5237 sayılı TCK'nın 131/1. maddesinde, "Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." TCK'nın 86/2. maddesinde, "Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur." Aynı Kanun’un 73. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasında, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada; mağdurlar ..... ve ....'in, 27/09/2011 tarihli oturumda şikayetlerinden vazgeçmiş olmaları nedeniyle, sanık hakkında basit yaralama ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarının, TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan kurulan mahkumiyet hükümlerinin hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/2527, K. 2015/474, 8 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama