KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/25749 E., 2018/18047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca neden yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanığın soruşturmada, müştekinin, kendisini telefon ile arayarak rahatsız etmesi üzerine, olay tarihinde erkek arkadaşı olan....'a ait olan [TELEFON] nolu hattan müştekiye ait olan [TELEFON] nolu telefona iddianamede bahsi geçen mesajları attığını kabul etmesi,
kovuşturmada ise [TELEFON] nolu hattın kendisine ait olmadığını, iddianamede belirtilen mesajlarını göndermediğini belirtmesi ve dosyada [TELEFON] nolu hattan müştekiye ait [TELEFON] nolu telefona atılan mesajlara ilişkin mesaj tespit tutanağının bulunması karşısında, sanığa ....'a ait olan [TELEFON] nolu hattan müştekiye ait olan [TELEFON] nolu telefona mesaj atıp atmadığı açıkça sorulması ve bu konuda Sanık....'ın tanık olarak dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın suçunun sübut bulduğu kanaatine varılırsa; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
./..
.2.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/25749, K. 2018/18047, 23 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama