KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/28499 E., 2018/18193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Silahla tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-
Sanık ...'nun, av tüfeğini müştekiye doğrultup "Seni burada öldüreceğim" diyerek havaya bir el ateş etmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 106/2-a ve 170/1-c maddelerinde tanımlanan silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, bu durumda TCK'nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, kanuni olmayan gerekçe ile silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
2-5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinde ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur.
Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlâk açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklinde düzenlemeye yer verildiği, av tüfeği ruhsat sahibinin ... olduğu, olay öncesinde işyerinin taşınması nedeniyle tüfeği şirket aracının bagajına koyduğu, sanıkla birlikte şirket aracını ortak kullandıkları ve sanığın araçta bulunan tüfeği alarak suça konu olayı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, tüfeğin olayla ilgisi bulunmayan iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu gözetilmeden sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/28499, K. 2018/18193, 24 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama