KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/30511 E., 2017/22403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalafet eyleminden dolayı dava açılmasına karşın hüküm kurulmamış, yine emanete alınan ve silahla tehdit suçunda kullanılan tabanca ve ekleri hakkında karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceği ve bu konularda temyiz denetimine konu bir hüküm bulunmadığı belirlenip ve de sanık müdafiinin koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Sanığın, "...katılan ...'in yakasından tutup kendine doğru çekerek belinden çıkarttığı ruhsatsız tabanca ile işyerinin tavanına doğru 2-3 el rastgele ateş ettiği, sonra masanın yanına doğru ...'i çekip duvarın dibine yere çöktürerek başına tabancayı dayayıp "Öldürürüm seni lan şerefsiz seni öldürsem benden kim hesap soracak" diye bağırarak onu silahla ve ölümle tehdit ettiği, ...kahvehaneden ayılırken tehditlerine devam ettiği..." biçiminde kabul edilen eylemlerinin, bir bütün halinde hukuki anlamda tek fiil olduğu ve tek fiil ile hem silahlı tehdit hem de genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarının oluştuğu,
bu durumda aynı Kanunun 44. maddesi uyarınca sadece en ağır cezayı gerektiren silahlı tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerekirken, ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de, bu hususun, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanırken nazara alınabileceği ve bozmayı gerektirmediği,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/30511, K. 2017/22403, 16 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama