İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/31438 K.2014/29897

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan…

Esas2014/31438Karar2014/29897Tarih22 Ekim 2014Okuma6 dk · 1.208 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2014/31438 E., 2014/29897 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ekim 2014
Tebliğname No
2 - 2011/8973
Mahkemesi
Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi
04/05/2010
Numarası
2009/70 (E) ve 2010/19 (K
Suç
Hakaret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.208 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nisbi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.

Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

Yargılamaya konu somut olayda; sanığın, duruşma salonunda duruşma olduğu için adliye koridorunda beklemesi ve sessiz olması için kendisini uyaran görevli polis memuruna söylediği memurluğunu bil, git görevini yap, herkesin bir amiri var senin de bir amirin var ”şeklinde yüksek sesle söylediği sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,

2- Mahkemenin kabulüne göre,

a-Seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca, bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,

b-TCK'nın 62. maddesiyle indirim yapılırken, sonuç cezanın 11 ay 20 gün yerine 1 yıl ve buna bağlı olarak adli para cezasının fazla belirlenmesi,

c-Kısa süreli hapis cezasından çevrilip ödenmeyen adli para cezalarının nasıl infaz edileceğinin 5275 sayılı CGTİK’nın 109 ve bu Kanunun uygulanmasını öngören, 20.03.2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren 2006/10218 numaralı Tüzüğün 51. maddesinde belirtildiği ve hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet Savcılığının görevi dahilinde değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi,

d-TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının taksitlendirmesi sırasında, infazda duraksamaya yol açacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,

Kanuna aykırı ve sanık S.. K..'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Somut olayımızda, sanığa hükmolunun kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş; bu adli para cezası TCY’nın 52/4 ncü maddesi gereğince takside bağlanmış ve ödenmesi konusunda hüküm getiren 52/4 ncü maddedeki karşılaşılacak sonuçlara işaret edilmiştir. 1-Maddi Ceza Hukuku Düzenlemeleri

TCY’nın 52/4 ncü maddesindeki düzenleme şöyledir: “Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.

Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir”. Bu düzenleme, taksitin ödenmemesi halinde, adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin genel bir ifadeyi içermekte ve hapse çevirmenin nasıl olacağı konusunda açıklama getirmediğinden, infazla ilgili gibi gözükmekle birlikte, maddi ceza hukuku ile ilgilidir.

Çünkü hüküm, adli para cezasının taksitlendirilmesiyle ilgili olup, taksit süre, miktar ve sonuçlarına işaret etmektedir.

2-Diğer Düzenlemeler

a-TCY’nın 50/6 ncı maddesindeki düzenleme şöyle: “Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz”. Görüldüğü gibi, bu düzenleme infazla ilgilidir. Çünkü, doğrudan infazla ilgili işlemlerin nasıl yapılacağına işaret etmektedir. Yani bu düzenleme, TCY’nın 52/4 ncü maddesindeki düzenlemeden farklıdır.

Görüldüğü gibi, TCY’nın 50/6 ncı maddesinde açıkça sanığa ihtarda bulunulacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de, yasayı bilmemek mazeret olmasa dahi (TCY, m.4), sanık hakkındaki yaptırımlarla (seçenek tedbirlerle) ilgili olarak neler yapılabileceği konusunda ihtar şeklinde bilgi verilmesi hukuka aykırılık oluşturmamaktadır. Mahkemelerin sanığın lehine olabilecek, ki bu husus lehinedir, ihtarda bulunmada/bilgi vermede bulunması kararın bozulmasını ve düzeltilerek onanmasını gerektirmez.

b-5275 sayılı İnfaz Yasasının 106 ncı maddesindeki düzenleme doğrudan adli para cezalarının infazıyla ilgilidir. Buna göre, “Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir” (m.106/1); “Adlî para cezasını içeren ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder” (m.106/2); “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak

üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir” (m.106/3).

“Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır” (m.106/4). “Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır” (m.106/5).

“Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır” (m.106/6). “Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez.

Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez” (m.106/7). “Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer” (m.106/8). “Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.

Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır” (m.106/9). “İnfaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir” (m.106/11).

c-5275 sayılı İnfaz Yasasının 109 ncu maddesinde ilgili Tüzüğe yollamada bulunulmakta ise de, esas mahkemesi kararında buna ilişkin bir hususa yer verilmemiştir. Dolayısıyla, burada, İnfaz Yasasının 109 ncu maddesinin yollamasıyla ilgili Tüzüğün 51 nci maddesinin uygulanması mümkün değildir.

3-Değerlendirme

Görüldüğü gibi, somut dosyamızdaki olay bakımından, esas mahkemesi, maddi ceza hukukuyla ilgili sonuç taksitlendirilmiş adli para cezası için TCY’nın 52/4 ncü maddesindeki, “kararda, (…) hapse çevrileceği belirtilir” amir hükmü gereğince sanığa yasaya uygun olarak ihtarda bulunmuştur.

Somut olayımızdaki yaptırım takside bağlanmış, yetişkin hakkında verilmiş adli para cezası olup, yerel mahkeme TCY’nın 52/4 ncü maddesini uygulamış ve sanığa sorumluluğun sonuçlarını açıklamıştır.

Bu ihtar maddi ceza hukukuyla ilgili olup, ihtardan sonraki hususlar infaz sırasında dikkate alınacağından ve 5275 sayılı İnfaz Yasasının 109 ve anılan Tüzüğün 51 nci maddesinin burada uygulanması söz konusu olmadığından, maddi ceza hukukunu ilgilendiren hususun kararda belirtilmesinin yasaya ve sanık haklarına aykırı olmaması ile sanığa ek yükümlülükler getirmeyip bilakis yasanın amir hükmü olması, aynı zamanda sanık lehine olması nedenleriyle, çoğunluğun 2/c’deki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/31438, K. 2014/29897, 22 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2014/31438
Karar No
2014/29897
Tarih
22 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/31439 K.2014/34536
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/31441 K.2014/28753
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/31443 K.2014/31660
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/31444 K.2014/30176
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/31449 K.2014/31911
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/31451 K.2014/31852

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.