KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/40435 E., 2019/873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Şantaj
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik şantaj suçundan verilen mahkumiyet kararını temyiz eden vekilin, katılan ...'in yaşının küçük olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 234/2. maddesi gereğince zorunlu vekil olarak tayin edildiği, katılanlar ... ve ... yönünden ise vekaletnamesinin bulunmaması nedeniyle, temyize hak ve yetkisi bulunmadığı ve ayrıca katılan vekilinin yüzüne karşı verilerek 29/01/2013 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükme karşı, 1412 sayılı CMUK'nun 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 20/03/2013 tarihinde katılanlar ... ve ... vekili sıfatıyla hükmün temyiz edildiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca adı geçen vekilin katılanlar ... ve ... yönünden, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık ...'a yükletilen şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, katılan ... vekili tarafından yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen şantaj eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
.2.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/40435, K. 2019/873, 23 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama