KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/42362 E., 2019/2663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar ... ve ... hakkında silahla tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanıklar ... ve ...'un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize de;
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'in hükümden sonra 26/12/2016 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu husus araştırılarak sonucuna göre sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 64/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/42362, K. 2019/2663, 21 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama