KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/43345 E., 2019/1850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit hakaret, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık ... hakkında kasten yaralama ile sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarına ilişkin kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca tebliğnameye uygun olarak, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B-Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın suçlamayı kabul etmemesi, tanıklar ... ile ...'nin tehdit olayını doğrulamasına karşın, tanık ...'in iddia ve kabul edilen tehdit sözlerini duymadığını beyan etmesi karşısında; tanıkların beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/43345, K. 2019/1850, 12 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama