İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2014/44489 Karar: 2015/26671 Tarih: 2015

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/44489 K.2015/26671

4. Ceza Dairesi 2014/44489 E. , 2015/26671 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : KYB - 2014/360771 Tehdit suçundan sanık M.. G..'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. cümle, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 500 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 t

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2014/44489 E. , 2015/26671 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : KYB - 2014/360771 Tehdit suçundan sanık M.. G..'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. cümle, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 500 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 t

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2014/44489 E. , 2015/26671 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : KYB - 2014/360771 Tehdit suçundan sanık M.. G..'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. cümle, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 500 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli ve 2014/418 esas, 2014/318 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/11/2014 gün ve 360771 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, sanığın facebook sayfasında yazdığı "Elbet bir gün oğlum Allah bizimle beraber. Bu dünyayı zalimlerinin başına geçireceğim, intikamım korkunç olacak" şeklindeki sözlerin, özellikle müşteki kast edilerek paylaşıldığı kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. cümlesi uyarınca sanığın tecziyesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin, "Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir." Şeklindeki, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 18/06/2013 tarihli ve 2013/3501-11411 sayılı ilâmı karşısında, bahse konu yazının muhatabının belli olmadığı, kaldı ki sanıkla mağdurun facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde arkadaş olmadıkları, sanığın suça konu ifadeleri kendi sayfasında yayınladığı, mağdurun bu yazıyı ortak arkadaşlarının facebook sayfası üzerinden sanığın sayfasına ulaşmak suretiyle öğrendiği, dolayısıyla sanığın tehdit içerdiği iddia edilen ifadeleri mağdura ulaştırma gayesi ile hareket etmediği, şayet sanık isteseydi bu ifadeleri karşı tarafa mesaj atmak, mektup yazmak ya da mail olarak göndermek suretiyle ulaştırabileceği nazara alındığında, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Tehdit suçundan sanık M. G. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli kararı ile, kesin nitelikte adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, yüze karşı verilen bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, aynı Mahkemenin 21.04.2014 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği, infaz aşamasında, sanığın başvurusu nedeniyle iletme kastının bulunmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, iletme kastının mevcut olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.(Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında facebook isimli sosyal medya paylaşım sitesinde kendi sayfasına yazmış olduğu sözler nedeniyle, ayrı yaşadığı eşini tehdit ettiği gerekçesiyle kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonucunda iddianamede yer alan "Elbet bir gün oğlum Allah bizimle beraber. Bu dünyayı zalimlerin başına geçireceğim, mazlumun ahı korkunç olur…" şeklindeki sözlerin, sanık tarafından eşi hedef alınarak söylendiği kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği görülmektedir. Kanun yararına bozma istemine konu edilen husus; suça konu tehdit içeren ifadelerin sanığın kendi sayfasında yer alması ve müştekinin de arkadaş listesinde bulunmaması nedeniyle iletme kastının olmadığına ilişkindir. Gerçekten de, muhatabı üzerinde korku oluşturmayı amaçlayan tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından ona iletilmekle birlikte, sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekmektedir. İletme doğrudan olabileceği gibi, dolaylı yollardan da gerçekleştirilebilir. Burada önemli olan gıyapta söylenen tehdit sözlerinin iletimi veya yayılmasında failin irade ve isteminin bulunması, diğer bir deyişle onun rızası hilafına iletimin başkaları tarafından gerçekleştirilmemesidir. Somut olayda tehdit içeren sözler, ülkemizde yaygın olarak kullanılan Facebook isimli sosyal medya paylaşım sitesinde yer alması nedeniyle aleniyete kavuşturulmuştur. Fail bu sözlerin somut olayda olduğu gibi ortak arkadaşları vasıtasıyla mağdur tarafından öğrenilebileceğini bilebilecek durumdadır. Diğer bir deyişle suça konu sözlerin başkaları tarafından öğrenilmesi, sanığın kendi iradesiyle aleniyete kavuşturduğu sözler üzerinden gerçekleşmiştir. Bu itibarla, sübuta erdiği ve yasada öngörülen suçu oluşturduğu belirtilen kabul ve uygulamanın isabetli bulunması karşısında, talebin reddine karar vermek gerekmiştir. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 09.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla