KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/48480 E., 2019/4588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, kasten yaralama
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanıklar müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ... hakkında yargılandığı aynı davada tehdit suçundan beraat, kasten yaralama suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması karşısında, sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde kanuna aykırılık görülmediği,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebine gelince;
Dosya içerisinde sanıklar hakkında, katılana yönelik kasten yaralama suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık ...' ten ayrı olarak düzenlenen vekaletname bulunduğu ve sanıkların üzerine atılı tehdit ve kasten yaralama suçlarından beraat ettikleri anlaşılmakla;
beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yararına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 ve CMK'nın 327/2. maddeleri uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hüküm fıkrasına,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/48480, K. 2019/4588, 19 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama