KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/51762 E., 2017/6293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2017
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın, polis memuru olarak görev yapan müşteki tarafından daha önceden yakalandığı, ancak cezaevinden kaçtığı, başka bir hırsızlık suçundan şüpheli olarak ifadesinin alınması amacıyla arandığını öğrenmesi üzerine, müştekiyi arayarak ''beni niye arıyorsun, sen benim canımı acıttın, seninle ilgili araştırma yaptım, oturduğun evini, çocuklarının okulunu, işini öğrendim, çarşıda çalışan oğlundan başlamak üzere hepsini öldürmeden beni teslim alamazsın, sana evlat acısı neymiş onu tattıracağım, göreceksin'' biçimindeki sözlerle tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, eylemin,
bir bütün halinde TCK'nın 265. maddesinde düzenlenen ''görevi yaptırmamak için direnme'' suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları tartışma ve değerlendirmenin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Kabule göre ise,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/51762, K. 2017/6293, 1 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama