KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/52004 E., 2019/4682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanık ile mağdurlar arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle taraflar arasında tartışma çıktığı, daha sonra sanığın, elindeki bıçakla mağdurların üzerine doğru yürüdüğü, mağdurların geri çekildiği, dosyada tanık olarak ifadesi alınan ...'ın, sanığın elindeki bıçakla diğer mağdurların üzerine saldırıp bıçağı savurduğunu, herhangi bir şey söylemediğini beyan ettiği, sanığın elinde bıçak bulunduğu sırada mağdurlara tehdit içeren herhangi bir söz söylemediği de dikkate alındığında, sanığın eyleminin silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan silahla tehdit suçundan hüküm kurulması,
2) Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK'nın 231/8. maddesine 6545 sayılı Yasanın 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 72. maddesiyle "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." cümlesi eklenmiş ise de; suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamın engel oluşturmaması karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan ve hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanık hakkında "adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu" şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/52004, K. 2019/4682, 19 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama