KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/52574 E., 2019/6558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Beraat
- Temyiz edenler
- Katılan, o yer Cumhuriyet savcısı
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)5271 sayılı CMK’nun 324. maddesinde avukatlık ücretinin yargılama giderlerinden olduğunun ve hükümde gösterilmesi gerektiğinin düzenlenmesi, ancak bu durumun, Ceza Genel Kurulunun 07.06.1971 gün ve 497-209, 07.02.1972 gün ve 447-72, 24.02.1975 gün ve 37-32, 14.06.2005 gün ve 66-65, 07.02.2006 gün ve 172-10 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, vekâlet ücretinin kişisel hak olma niteliğini değiştirmemesi, kişisel hakka ilişkin kanuna aykırılıkların Yargıtay tarafından bozma konusu yapılabilmesi için, hükmün karşı hak sahibi tarafından temyiz edilmiş olmasının gerekmesi,
Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2011 gün ve 2011/3-267 esas, 2011/297 sayılı kararında belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının kişisel hakka ilişkin bir konuyu temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmaması, Cumhuriyet savcısının temyizinin vekalet ücretinin Hazineden alınması gerekirken katılandan alınmasına ilişkin olması karşısında, temyiz edenin buna yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca o yer Cumhuriyet savcısının, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2)Katılanın temyizine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 ve CMK'nın 327/2. maddeleri uyarınca beraat eden ve kendisini müdafi ile temsil ettiren sanık ... yararına ve Hazine aleyhine maktu vekalet ücretlerine hükmolunması gerekirken, katılan aleyhine maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/52574, K. 2019/6558, 10 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama