KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/55197 E., 2015/25112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2015
- Tebliğname No
- 4 - 2014/99881
- Mahkemesi
- Adana(Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 29/01/2014
- Numarası
- 2014/119 (E) ve 2014/148 (K
- Suç
- Tehdit
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılan Ö.. K..’ın, 16.02.2006 tarihli dilekçesi ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek, hakaret ve tehdit suçlarından sanık hakkında şikayette bulunduğu, dilekçenin 16.02.2006 tarihli havale ile işleme konularak, aynı gün müştekinin ifadesinin alındığı, tanıklar .. ile .. ifadelerinde suç tarihinin 15.02.2006 olduğunu belirttikleri, ancak dilekçe içeriğinde hatalı olarak 15.02.2005 tarihinin yazılmış olması nedeniyle, iddianame ve gerekçeli kararda suç tarihinin 15.02.2005 olarak yer aldığı; iddia konusu tehdit suçunun kronolojik süreci ve ifadeler dikkate alındığında, gerçek suç tarihinin 15.02.2006 tarihi olduğu ve hükmün verildiği 29/01/2014 tarihinde dava zamanaşımının gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, kanuni olmayan gerekçeyle düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak zamanaşımının son kesme nedeni olan sanık hakkında mahkumiyet kararının verildiği 06/02/2007 tarihine göre, temyiz süreci içinde TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen dava zamanaşımının gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak;
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/55197, K. 2015/25112, 23 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama