KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/8313 E., 2014/31885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2014
- Tebliğname No
- 4 - 2010/341928
- Mahkemesi
- Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 28/06/2010
- Numarası
- 2010/290 (E) ve 2010/585 (K
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Polis memuru olan şikayetçilerin, kovuşturma aşamasında tekrar ettikleri soruşturma ifadeleri ve düzenlemiş oldukları olay tutanağı içeriğinin, sanığın söylediği iddia edilen sözler hususunda farklılıklar ihtiva ettiğinin anlaşılması karşısında, belirtilen bu çelişkilerin giderilmesinden sonra, sanığın hangi sözleri ile ve ne şekilde şikayetçilere yönelik cebir, tehdit ve hakaret içeren eylemlerde bulunduğu açıklanıp tartışılmadan ve iddia edilen sözlerin şikayet hakkını kullanma kapsamında kalıp kalmadığı da değerlendirilmeden, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın birden fazla görevliye karşı direndiğinin kabul edilmesi ve suçun aleni ortamda işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan TCK'nın 43, hakaret suçundan ise aynı Kanunun 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Sanığın aşamalarda, polis memurlarının kendisini durdurduktan sonra, “neden hava atıyorsun” dediklerini savunması ve bu hususun kovuşturmada dinlenen tanık oğlu B. A. tarafından da doğrulanması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 29 ve 129. maddelerinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
c-TCK'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK'nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanunun 3. maddesindeki fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur ilkesi de gözetilerek, cezalardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonra da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir.
Her ne kadar TCK'nın 125/3. maddesinde hapis cezasının alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı, ancak adli para cezasının tercih edilmesi halinde, suç tarihi TCK'nın 61/9. maddesine ek yapan 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden sonraysa, gün biriminin alt sınırının 365 günden az olamayacağı dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerekirken, tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında, gerekçesi gösterilmeksizin hapis cezasının tercih edilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/8313, K. 2014/31885, 5 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama