İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/12010 K.2015/31085

Silahla tehdit suçundan sanık M.. A..'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a, 43, 29, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının…

Esas2015/12010Karar2015/31085Tarih11 Haziran 2015Okuma4 dk · 889 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2015/12010 E., 2015/31085 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Haziran 2015
Tebliğname No
KYB - 2015/134202
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

889 kelime·4 dk okuma·3 bölüm

Silahla tehdit suçundan sanık M.. A..'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a, 43, 29, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

suçta kullanılan fakat bulundurması bizatihi suç oluşturmayan adli emanetin 2007/56 sırasında kayıtlı 1 adet Colt marka tabanca ve bu tabancaya ait 6 adet merminin müsaderesine yer olmadığına, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmemesi halinde hükmün ortadan kaldırılarak sahibine iadesine, suç işlenmesi halinde ise açıklanan hükümle birlikte müsaderesine dair, Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2009 tarihli ve 2007/204 esas, 2009/127 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2015 gün ve 134202 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlâk açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir." şeklindeki 54/1. maddesi nazara alındığında, somut olayda suçta kullanıldığı sabit olan anılan tabancanın müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde, isabet görülmemiştir” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:

Silahla tehdit suçundan sanık M.. A.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2009 tarihli kararıyla, hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kararda suçta kullanılan ruhsatlı silah yönünden ise, “şimdilik müsaderesine yer olmadığına” karar verildiği, kararın itiraz yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesinden sonra, o yer Cumhuriyet Başsavcılığınca müsadere kararı verilmediği gerekçesiyle, kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen silahla tehdit suçunda, suçta kullanılan silahla ilgili müsadere kararı verilmemesine dair hukuka aykırılığa ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve müsadere konularının ele alındığı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.04.2014 tarih ve 2012/6-1452 esas, 2014/195 karar sayılı ilamında; “Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına

karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, şartlara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, şartlara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği, varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurulabilecek kanunyolu ise, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir" şeklinde hüküm altına alınan on ikinci fıkrasında açıkça "itiraz" olarak belirtilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği hüküm ise, bilahare davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde varlık kazanacağından ve ancak bu halde 1412 sayılı CMUK’nun 305 ve 5271 sayılı CMK’nun 223. maddeleri uyarınca temyiz edilebilme imkanına kavuşabileceğinden, bu aşamadan önce henüz hukuken varlık kazanmamış bulunan bu hükmün temyiz merciince denetlenebilme imkanı bulunmamaktadır.

Müsadere kararı güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçası olduğu için, hükmün tâbi olduğu kanun yoluna tâbi olması gerekmektedir. Dolayısıyla açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde yer alan müsadere kararına karşı da ancak itiraz kanun yoluna başvurulabilecektir. Zira açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedeniyle henüz hukuken varlık kazanmamış bulunan hükmün temyiz merciince denetlenebilme imkanı bulunmayan bir aşamada, hükmün bir parçasını oluşturan müsaderenin temyizen incelenebileceğini kabul etmek, bir bütün olan hükmün bir bölümünün itiraz, bir bölümünün ise temyiz kanun yoluna tâbi olacağı gibi çelişkili bir halin ortaya çıkması sonucunu doğuracaktır.” görüşlerine yer verilmiştir.

Buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı itirazı kabil olduğundan, bu kararla birlikte hükmolunan müsadere hususu da itiraz merciince usul ve esas yönünden incelenebilecektir. Somut olayda mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmekle birlikte suçta kullanılan ruhsatlı silah için “şimdilik müsaderesine yer olmadığına, deneme süresi sonunda düşme kararı verilmesi halinde sahibine iadesine, suç işlenmesi halinde hükmün açıklanması durumunda ise müsaderesine” biçiminde karar verilmiştir.

Kanun yararına bozma istemine konu edilen husus, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karşın, müsadere hususunda açık bir karar verilmemesine ilişkindir. Ancak yukarıda yer verilen Genel Kurul kararında da açıklandığı üzere, müsadere hususunun dayanağı olan mahkumiyet kararı henüz açıklanmadığı için hukuken varlık kazanmamıştır. Esasen müsadere hususu da bu kararla birlikte değerlendirilmelidir. Açıklanması geri bırakılan hükümle ilgili olarak deneme süresi içerisinde suç işlenip işlenmemesine bağlı olarak, düşme veya mahkumiyet kararları verilecektir. Bu aşamada ilgili hüküm temyizi kabil olduğundan, müsadere hususuyla birlikte olağan kanun yolu sürecinde incelenerek uyuşmazlığın çözümü mümkün olacaktır.

Öte yandan açıklanması geri bırakılan hükme, adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak zorunlu müdahaleyi gerektiren, (eylemin suç teşkil etmemesi, kovuşturma şartının bulunmaması vs.) gibi unsurların da somut olayda mevcut olmadıkları görülmektedir. Yargısal kararlarda vurgulandığı üzere, kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için hukuka aykırılığın başka bir yolla giderilmesi imkanının bulunmaması gereklidir. Hukuka aykırılığın olağan kanun yolları ile denetlenip giderilmesi imkanının bulunması durumunda kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacaktır.

Somut olayda isteme konu edilen müsadereye ilişkin uyuşmazlık, deneme süresi sonunda düşme veya mahkumiyet kararı verilmesi halinde, olağan kanun yolu süreci içerisinde değerlendirilebileceğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- Sonuç ve Karar

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 11/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/12010, K. 2015/31085, 11 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2015/12010
Karar No
2015/31085
Tarih
11 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/12011 K.2015/14716
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/12011 K.2015/17208
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/12011 K.2015/11789
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/12011 K.2015/31090
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/12012 K.2015/13633
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/12012 K.2015/32282

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.