KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2015/13711 E., 2019/13338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılan ...'in suç tarihinde yaya olarak yürüdüğü sırada sanıkların ... plaka sayılı araçla arkasından geldiklerini, sanıklardan ...'ın aracı kullandığını ve yanında da diğer sanık ...'in olduğunu, ...'in aracın camından kendisine tüfek doğrultarak öldürmekle tehdit ettiğini beyan etmesi, katılanın müracaatından kısa bir süre sonra polis ekiplerince sanıkların bulunduğu aracın durdurulması ve araçta yapılan aramada katılanın iddiasını destekler şekilde av tüfeğinin bulunması ayrıca sanıkların araç içindeki konumlarının da katılanın beyanıyla örtüşmesi,
katılan ile sanıklardan Ahmet arasında, katılanın trafik kazası sonucu sanık ...'in kardeşinin ölümüne neden olması, katılan ile sanık ... arasında ise sanğın katılanın 15 yaşını doldurmuş kızına cinsel istismarda bulunduğu iddiası nedeniyle ağır ceza mahkemesinde yargılanması dolayısıyla husumet bulunması karşısında; katılanın, sanıkların emanet aldıklarını savundukları araçta tüfek bulundurduklarını daha önceden bilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması da gözönüne alınarak,
sanıkların savunmalarının ne şekilde katılanın beyanına üstün tutulduğu ayrıntılı şekilde tartışılıp açıklanmadan, "katılan ile sanıklar arasında katılanın sanıklara karşı isnatta bulunması sonucunu doğuracak biçimde ciddi anlaşmazlıklar ve husumetin bulunduğu ve katılanın soyut iddiası dışında sanıkların savunmalarının aksine delil elde edilemediği" şeklindeki yetersiz gerekçeyle sanıkların beraatine kararı verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/13711, K. 2019/13338, 10 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama