İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/15472 K.2015/32285

Tehdit suçundan sanık H..

Esas2015/15472Karar2015/32285Tarih25 Haziran 2015Okuma5 dk · 994 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2015/15472 E., 2015/32285 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Haziran 2015
Tebliğname No
KYB - 2015/186972
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

994 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Tehdit suçundan sanık H..

A..'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair, Turhal Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2010 tarihli ve 2009/296 esas, 2010/70 karar sayılı kararının, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/11/2013 tarihli ve 2012/22000 esas, 2013/27928 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 30/03/2015 tarihli ve 2009/296 esas, 2010/70 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair,

Zile Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2015 tarihli ve 2015/255 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2015 gün ve 186972 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.

İstem yazısında. “Dosya kapsamına göre, sanığın olay günü Jandarma Genel Komutanlığı 156 numaralı telefonu arayarak olayı ihbar eden Z.. Ş.. ve H.. Ç..'in tanık sıfatıyla dinlenmesini talep ettiği, yine müştekinin komşuları olması nedeniyle yargılama aşamasında müşteki ve çevresinden etkilenerek tanıklık yapmadıklarını düşündüğü, M.. Ş.. ve M..

Ş..’ın da tanık olarak dinlenmesini talep ettiği, ayrıca bahse konu olay için 156 ihbar hattını arayan diğer kişilerin tespit edilerek bilgi ve görgülerinin tespiti için yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğunun anlaşılması karşısında, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadıklarının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra,

yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:

Tehdit suçundan sanık H.. A.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Turhal Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2010 tarihli kararı ile, hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/11/2013 tarihli kararıyla hükmün onandığı, bu şekilde kesinleşen kararın infazı sırasında, sanığın yeni deliller ortaya çıktığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, talebin aynı mahkeme tarafından reddedilmesi üzerine, bu karara itiraz edildiği, itirazın da reddedilmesi üzerine merci kararına yönelik olarak kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen hükmün infazı sırasında, yeni deliller ortaya çıktığı gerekçesiyle yapılan yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine dair, yerel mahkeme kararıyla, bu karara yapılan itirazın reddine dair merci kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

5271 sayılı CMK'nın "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311. maddesinin (e) bendinde; “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” hükmüne yer verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yargılamanın yenilenmesi konusunun ele alındığı 11.03.2014 tarih ve 2012/3-909 esas ve 2014/121 karar sayılı kararında; “Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda "önemli" de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır.

Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp, ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir.

Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır.

Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur.” görüşlerine yer verilmiştir.

Yargılamanın yenilenmesi kurumu kesin hükme karşı öngörülen olağanüstü yasayolları arasında yer aldığından, bu yola başvurulabilmesi için ortaya konulan gerekçelerin, yeniden yargılamaya başlanmasını gerektirecek nitelik, önem ve ciddiyete sahip olması gerekmektedir.

İnceleme konusu somut olayda, yargılamanın yenilenmesi istemi yeni tanıkların ortaya çıktığına ilişkindir. Ancak sunulan bu gerekçe, yerel mahkeme tarafından CMK’nın 311. maddesinde düzenlenen koşulları taşımadığı gerekçesiyle reddedilmiş, bu karara yapılan itirazda Zile Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yerinde görülmemiştir.

Yargılamanın yenilenmesine yönelik istemde, sanık olay günü mağdur Ö.. S..’ın evinin önüne aralarında geçen bir konuyu görüşmek için gittiğini, görüşme sırasında tartışıp karşılıklı hakaret ettiklerini ancak tehdit içeren sözler söylemediğini, bu hususa isimlerini bildirdiği kişilerin tanık olduğu ileri sürülmüştür.

Uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözülebilmesi için yargılama sürecindeki ifadelerin irdelenmesi gerekmektedir. İlk olarak, yargılamanın yenilenmesine yönelik istemde yer verilen tanıkların mahkumiyet kararından önce hiçbir ifadede yer almadıkları, ancak mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanmasından sonra, infaz aşamasında isimlerinin bildirildiği

görülmektedir. İkinci olarak, kolluk tarafından düzenlenen 05.01.2009 tarihli tutanakta, kavga olayının ihbar edilmesi üzerine jandarmanın suça konu köye gittiğinde, sanık Hasan’dan elde edilen Fatih marka tabancanın tanık B.. S.. tarafından, yine kavga sırasında sanığın elinden alınan pompalı tüfeğin tanık M..

S.. tarafından jandarmaya teslim edildiği, ayrıca sanığa ait araçta yapılan aramada 6136 sayılı Kanun kapsamında yer alan kama ile bulundurması bizatihi suç teşkil etmeyen av bıçakları ve fişeklerin ele geçirildiği, olay yerinde bulunan jandarma görevlileriyle birlikte tutanağı imzalayan tanıklar M.. S.., B.. S.. ve S..

S..’ın sanığın bir elinde tabanca diğer elinde av tüfeği olduğu halde mağdurun evinin önüne giderek onu tehdit ettiğini aşamalardaki anlatımlarında ifade ettikleri, bu tanıkların yalancı tanıklıkta bulunduklarına dair herhangi bir iddia veya soruşturma ve kovuşturmanın da bulunmadığı, mahkemece mağdur ve tanık beyanları, sanık savunması, emanet makbuzu ve kriminal raporu birlikte değerlendirilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

Bu itibarla, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararındaki açıklamalar, soruşturma ve kovuşturma sürecindeki ifadeler ile dilekçelerdeki anlatımlara göre, yargılamanın yenilenmesine yönelik istemde ileri sürülen yeni tanıklar iddiasının, yerel mahkemece ve bu kararı denetleyen Ağır Ceza Mahkemesince, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelik ve ciddiyette görülmemesinde, hukuka aykırılık bulunmadığından talebin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- Sonuç ve Karar

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 25.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/15472, K. 2015/32285, 25 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2015/15472
Karar No
2015/32285
Tarih
25 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/15473 K.2015/15867
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/15473 K.2015/32147
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/15474 K.2015/32148
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/15475 K.2015/15866
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/15476 K.2015/15881
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/15476 K.2015/21966

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.