İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/22469 K.2015/35097

Tehdit suçundan sanık O.. U..'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a-c ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/11/2007 tarihli ve 2005/272 esas, 2007/431 sayılı kararının,…

Esas2015/22469Karar2015/35097Tarih8 Ekim 2015Okuma4 dk · 874 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2015/22469 E., 2015/35097 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ekim 2015
Tebliğname No
KYB - 2015/16832
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

874 kelime·4 dk okuma·3 bölüm

Tehdit suçundan sanık O.. U..'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a-c ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/11/2007 tarihli ve 2005/272 esas, 2007/431 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/01/2015 gün ve 16832 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.

İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre;

1-Sanığın adli sicil kaydına göre, 5237 Türk Ceza Kanunu'nun 51/1-a maddesi gereğince daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilip edilmediği ile adli sicil kaydında yer alan ilamlara ilişkin kayıtların silinme koşulları araştırılmadan, sanık hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesi hususunun tartışılmamasında,

2-Sanığın adli sicil kaydına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olup olmadığı ve adli sicil kaydında yer alan ilamlara ilişkin kayıtların silinme koşulları araştırılmadan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususu tartışılmaksızın bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinde,

İsabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay: Tehdit suçundan sanık O.. U.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/11/2007 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın sanık tarafından süresinden sonra temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04/03/2013 tarihli kararı ile, bu sanık yönünden temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu şekilde kesinleşen kararın infazı sırasında kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kurumlarının kararda tartışılmamasına yönelik hukuka aykırılığa ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

Kanun yararına bozma kurumunda geçerli olan “istekle bağlılık kuralı” gereğince, isteme konu hususlarla sınırlı olarak yapılan incelemede;

Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın

bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.

Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.(Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.)

Kanun yararına bozma istemine konu edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kurumlarının her ikisinde de, suça ve sanığa ilişkin objektif koşulların oluşmasının yanısıra ayrıca, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemece kanaate varılmasına ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi gerekmektedir.

İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında tehdit suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği ve kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile erteleme kurumlarının tartışılmadığı anlaşılmaktadır.

Ancak sanığın yargılandığı nitelikli tehdit suçu şikayete bağlı olmadığından ve hükmolunan ceza miktarına göre, karar tarihi itibariyle CMK’nın 231. maddesi kapsamında bulunmamaktadır.

Hüküm tarihi olan 06.11.2007 tarihinde, 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikler henüz yürürlüğe girmemiş bulunduğundan ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.11.2005 gün ve 132/128, 11.10.2005 gün ve 97/111, 20.09.2005 gün ve 99/103 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere, yasa yararına bozma kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, sonradan gerçekleşen yasa değişikliklerine dayanılarak bu olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı gibi, Yargıtay’ca da, sonraki yasa değişiklikleri kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacaktır.

Öte yandan, sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde suç tarihi öncesinde hırsızlık ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından silinme koşulları oluşmamış birçok sabıkasının bulunduğu, Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2000 tarihinde kesinleşen 332-551 E.K. sayılı, 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesi uyarınca hükmolunan 1 yıl hapis cezasında olduğu gibi, başka ilamlarının da CMK'nın 231 ve TCK'nın 51. maddelerinin uygulanmasına engel olduğu açıkça görülmektedir. Dolayısıyla uygulanmasına yasal olanak bulunmayan bir kurumun uygulanıp uygulanmayacağı hususunun mahkemece kararda tartışılması gerektiğinden bahisle kanun yararına bozma başvurusunda bulunulması mümkün değildir.

Yukarıda izah edilen nedenlerle, tehdit suçundan sanık O.. U.. hakkında verilerek kesinleşen mahkumiyet kararına yönelik, belirtilen sebeplere ilişkin kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden, talebin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- Sonuç ve Karar

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/22469, K. 2015/35097, 8 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2015/22469
Karar No
2015/35097
Tarih
8 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/22470 K.2015/27409
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/22472 K.2015/26418
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/22474 K.2015/27483
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/22480 K.2015/28850
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/22480 K.2015/27470
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/22483 K.2015/27613

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.