KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2015/22470 E., 2015/38211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2015
- Tebliğname No
- KYB - 2015/561
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Tehdit ve yasak silah taşıma suçlarından sanık V.. Ç..'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a,43,62 ve 6163 sayılı Kanun'un 13/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ile 10 ay hapis ve 500 TL. adli para cezaları cezalandırılmasına dair, Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2014 tarihli ve 2013/82 esas, 2014/405 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2015 gün ve 561 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1 ve 230. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yarğıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay: Tehdit ve yasak silah taşıma suçlarından sanık V.. Ç.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2014 tarihli kararı ile,hapis ve adli para cezalarıyla cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen ve yöntemine göre tebliğ edilerek kesinleştirilmiş olan bu kararın infazı sırasında, gerekçesiz mahkumiyet hükmü kurulduğu gerekçesiyle, kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1 ve 230. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının gerekçeli olarak kurulması gerektiğine dair hukuka aykırılığa ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddelerindeki düzenlemeler uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerektiği kuşkusuzdur.
İncelenen dosyada, haklarında mahkumiyet hükümleri verilen sanıklar M. D. ve M. İ. hakkında da Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz hüküm kurulduğu görülmektedir.
Yargıtay incelemesi sırasında saptanan yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen Kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. Y.C.G.K.'nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen "Kanun yararına bozma" kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/22470, K. 2015/38211, 19 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama