KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2015/25369 E., 2019/19484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Şantaj
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, kararın katılana 12.02.2014 tarihinde tefhim edildiği, yapılan UYAP kontrolünde katılanın aynı gün süre tutum dilekçesini verdiği ve bu nedenle katılanın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,
merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, süre tutum dilekçesi veren katılan ...'a gerekçeli kararın en son bildirdiği adresi yerine, bu adresten farklı bir adrese tebliğe çıkarıldığı ve yakınına teslim edildiği, bu nedenle de tebligatın usulsüz olduğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/25369, K. 2019/19484, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama