KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2015/26275 E., 2020/124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Silahla tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğü kararda gösterilmemiş ise de, adli sicil kaydında yer alan ve en ağır cezayı içeren mahkumiyetin 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince infaz evresinde tekerrüre esas alınabileceğinden bu hususun bozmayı gerektirmediği,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; hüküm fıkrasına “sanığın adli sicil kaydında yer alan Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/81 Esas, 2008/77 Karar sayılı ilamı ile nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nın 82/1-f, 35. maddeleri gereğince verilen 18 yıl hapis cezasından dolayı mükerrir olduğu anlaşıldığından,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/26275, K. 2020/124, 6 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama