KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/10711 E., 2020/9340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- İmzasız ve özel işaretle tehdit, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, boşanma aşamasında olduğu eşi olan müştekinin oturduğu evdeki komşusunun posta kutusuna bıraktığı imzasız mektupla müştekiyi tehdit etmekten ibaret eyleminde, müştekinin sanıktan şüphelenmesi ve sanığın adını vererek Emniyete başvurması üzerine soruşturma başlatılması nedeniyle, “kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması” unsurunun oluşmadığı, bu haliyle eylemin TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanunun 106/2-b maddesi gereğince hükümlülük kararı verilmesi,
2-Bozma kararına uyulması ve sanığın eyleminin TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü halinde ise;
Tehdit suçu bakımından.
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek,
uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/10711, K. 2020/9340, 7 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama