KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/10776 E., 2020/9333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Birden fazla kişiyle tehdit, yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanığa yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararının ve TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanık hakkında tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
Başkaca hususlar yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay sırasında sanık ...’ın yanındaki arkadaşları ... ve ... ile karşı tarafta bulunan şahıslarla kavga edip silahla yaralama eylemlerini gerçekleştirdikleri, mahkeme tarafından sanık ... ve temyiz kapsamında olmayan ... ve ...’in olay öncesi ve olay sırasında karşı grupta bulunan ... ve ...’i tehdit ettikleri kabul edilmiş ise de; tehdit eylemlerinin olayın hangi aşamasında meydana geldiği ayrıntılı olarak tespit edilmeden, eylemlerin yaralamaya yönelik beyan niteliğinde olup olmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; sanık hakkında TCK'nın 106/2-c maddesi gereğince 2 yıl temel hapis cezası belirlendikten sonra aynı Kanunun 43/2, 29 ve 62. maddeleri uygulanıp sonuç ceza olarak “1 yıl 6 ay 22” gün yerine “1 yıl 7 ay 2 gün” hapis olarak fazla ceza tayini,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/10776, K. 2020/9333, 7 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama