KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/1132 E., 2020/1865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Mağdur savcı huzurunda verdiği beyanında, olay günü kendisini almaya gelen arkadaşı tanık ...'ın aracıyla olay yerinden uzaklaştığını, mahkemedeki beyanında ise olay yerinden geçen bir vatandaşın aracına binerek uzaklaştığını belirterek çelişkili beyanda bulunmasına rağmen, mağdurun aşamalardaki beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden, mağdurun verdiği ilk şikayet dilekçesinde olay yerinde olduğunu belirttiği ancak haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ve sanığın da savunmasını doğrulayan ... kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenmeden,
sanık tüm aşamalarda suçlamayı reddederek aralarında husumet bulunan mağdurun kendisine iftira attığını, olayın gerçekleştiği belirtilen 14:00 sıralarında işte olduğunu savunması karşısında, çalıştığı iş yerinden belirtilen saate işte olup olmadığı sorulmadan ve hangi gerekçelerle aşamalarda çelişkili beyanda bulunan tanığın ve mağdurun beyanlarına üstünlük tanındığı, açıklanmadan eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı uzun süreli hapis cezası ertelenen sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/1132, K. 2020/1865, 28 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama