KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/11855 E., 2020/10206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Silahla tehdit, silahla kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Tanıklar ... ve ...'nın soruşturma aşamasında sanığın mağdurlardan .. ve ..'a yönelik tehdit eyleminde bulunduğunu belirtmeleri, mağdur ...'un soruşturma aşamasında, sanığın elindeki silahı kendisine ve kardeşi mağdur ...'e doğrultup tehdit ettiğini beyan etmesi ile mağdur ...'nın soruşturma aşamasında sanığın elindeki silahı ... ve ...'e doğrultup ölümle tehdit ettiğine yönelik beyanı ve kendisine karşı bir tehdit eyleminden bahsetmemesi karşısında; her ne kadar mahkemece tehdit eyleminin .... da dahil olmak üzere her üç mağdura karşı işlendiği kabul edilse de, temel cezanın ve TCK'nın 43/2 maddesi uyarınca zincirleme suç artırımının alt sınırdan belirlendiği anlaşıldığından bu yanlışlık sonuca etkili görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... ve müdafilerinin 09.02.2015 tarihli duruşmada; sanığın evinde bulunan altınları mağdurlara emanet bıraktığı, ancak geri istediğinde bu devir ilişkisini reddedip altınları vermediklerini belirtmeleri ve bu bağlamda TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını talep etmeleri karşısında olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/11855, K. 2020/10206, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama