KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/11927 E., 2020/10210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Silahla tehdit
- Hükümler
- Beraat, mahkumiyet
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Mahkemece sanık ... Doğan'ın elinde satır olduğu halde mağduru ölümle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında; silahla tehdit suçundan verilen kararın hüküm fıkrasında ilk olarak müsnet suçun işlendiğine ilişkin kesin yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine yönelik karar verilmesi, devamında ise sanığın aynı suçtan mahkumiyetine yönelik hüküm kurularak hükümde çelişki oluşturulması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca, "Aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan,
asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu” şeklindeki kararları uyarınca,
karar tarihinde başka suçtan Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/11927, K. 2020/10210, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama