KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/14432 E., 2020/10514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Şantaj
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230, 232, 289/1-g (1412 sayılı CMUK’nın 308/7) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken denetim yükümlülüğü getirilmediği halde, 5271 sayılı CMK’nın 231/11 nci maddesinin 1 nci cümlesi gereğince hükmün açıklanmasıyla yetinilmesi yerine hapis cezasının paraya çevrilmesi ve şantaj suçunda hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirken yalnızca hapis cezasına hükmedildiği gözetilmeden, hükmün açıklanırken ayrıca adli para cezasına da hükmedilmesi,
3- Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi karşısında, TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
4- Hükmün açıklama kısmında suçun adı “şantaj” olarak yazıldığı halde, karar kısmında “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” şeklinde yazılarak hükümde çelişki yaratılması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/14432, K. 2020/10514, 5 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama