KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/1500 E., 2020/2783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Silahla tehdit, yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1-Sanığın suçlamaları kabul etmemesi, 27.06.2014 tarihli savunmasında olayı gördüklerini iddia ettiği annesi, babası, teyzesi ve müşteki ile müşterek kızları Buse'nin tanık sıfatıyla mahkemece dinlenmesini talep ettiği halde, mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın sanığın mahkumiyetine karar verilmesi karşısında; sanığın talebi de değerlendirilerek iddia, savunma ve kanıtların bir bütün olarak değerlendirilip tartışılarak sonucuna göre; sanığın hukuki durumunun tespiti gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a- Sanığın, müştekinin annesini arayıp kendisi hakkında "senin oğlun erkek mi, karşıma çıkmasın şeklinde.." konuştuğunu öğrenip sinirlendiğinin savunması karşısında, olayın başlangıcı ve gelişimi üzerinde durularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b-TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden yetersiz ve dosya içeriğiyle uyumlu olmayan gerekçeyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
c- Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/1500, K. 2020/2783, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama