KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/17525 E., 2017/16802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanık hakkında aynı müşteki ile ilgili,İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/06/2014 tarih, 2014/34312 esas sayılı iddianamesi ile 06.02.2014 suç tarihli tehdit suçundan kamu davasının açıldığının ve İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/323 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığının, incelemeye konu dava dosyasının ise iddianame tarihinin 16.06.2014,suç tarihinin 02.04.2014 olduğunun anlaşılması karşısında, anılan davalardaki hukuki kesintiyi oluşturan iddianamelerin,
düzenleme tarihi itibariyle kapsadığı eylemler saptanarak teselsül hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerekeceğinden olanaklı bulunduğu takdirde anılan dosyaların birleştirilmesi suretiyle yargılama yapılarak karar verilmesi, dava dosyası sonuçlanmışsa ilgili belgeler bu dosya içine konularak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması;
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/17525, K. 2017/16802, 6 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama