İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/1798 K.2016/5371

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2016/1798Karar2016/5371Tarih21 Mart 2016Okuma5 dk · 950 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2016/1798 E., 2016/5371 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mart 2016
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar
Şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal
Hükümler
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

950 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığa yükletilen şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu;

Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,

Şantaj suçuna ilişkin cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,

Anayasanın 20/3 maddesine göre herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar.

Suçun mağdurunun özel hayatına ilişkin cinsel içerikli görüntü, ses kaydı, fotoğraf gibi materyallerin kişisel veri niteliğinde olduğunda kuşku bulunmamakla birlikte, bunlar aynı zamanda kanıt niteliği de taşımaktadır. İstisnai düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla CMK’nın 206 ila 217 maddeleri gereğince kanıtların, davanın taraflarından gizlenmesi, erişiminin engellenmesi ya da zorlaştırılması veya kısıtlanması mümkün değildir.

Davanın tarafları, kanıtları inceleyerek hukukiliğini ve kaynağını sorgulama, sağlamlığı ve inandırıcılığı hakkında fikir ileri sürme hakkına sahiptir. Kanıt niteliğinde olup dava dosyasında bulundurulması gereken kişisel veri niteliği taşıyan materyaller, hüküm kurulurken dosyada bulundurulmalı, temyiz/istinaf incelemesinde üst dereceli mahkemeler ya da itiraz halinde mercii tarafından da gerek görülürse incelenebilmelidir.

Bunun yanında kanıtları inceleme hakkı ile Anayasanın 20/3. maddesindeki kişisel verilerin korunması gerekliliğine ilişkin emredici düzenleme uyarınca; mağdurun özel hayatına ilişkin kişisel veri niteliğindeki materyallerin, davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin erişimine karşı korunması arasında, savunma ve kanıtlama haklarını sınırlamayacak şekilde denge kurulması gerekir.

Bu itibarla, mağdurun özel hayatına ilişkin kişisel veri niteliğindeki materyallerin dava dosyasında kanıt olarak bulundurulması, ancak kişisel verilerin korunması gereğince davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin erişimine karşı korunması için de mühürlü bir zarf içine bulundurma gibi tedbirlerin alınması isabetli olacaktır.

Açıklanan gerekçelerle; mağdura ait kişisel veri niteliğindeki materyallerin, mahallinde mühürlü zarf içine alınmak sureti ile dosyada kanıt olarak saklanmasının mümkün olduğu,

Anlaşıldığından,

1-Sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin şantaj eylemlerine ilişkin olarak ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2-Özel hayatın gizliliğini ihlal eyleminden kurulan hükümde ise;

Suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 134/1. maddesinin “Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz” şeklindeki metnine göre, temel ceza olarak doğrudan bir yıl hapis cezası verilmesi gerekirken, önce 6 ay hapis cezası verilip sonra bir kat artırılmak suretiyle hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, ve Sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılıklar, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasının 1 numaralı paragrafının “Gizliliğin görüntülerin kayda alınması sureti ile ihlal edildiği anlaşılmakla, sanığa verilen cezanın suç tarihinde yürürlükte ve lehe olan TCK'nın 134/2. maddesi gereğince 1 kat artırılmasına ve sanığın 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,” şeklindeki ikinci paragrafının hükümden çıkartılmasına,

“Sanık ...'nın katılan ...'a yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği sübut bulmakla eylemine uyan suç tarihinde yürürlükte ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 1. Cümlesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen zararın niteliği, nazara alınarak taktiren hapis cezası tercih edilmek sureti ile sanığın 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” şeklindeki ilk paragrafın ise “Sanık ...'nın katılan ...'a yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği,

eylemin, görüntülerin kayda alınması suretiyle gerçekleştirdiği sübut bulmakla, eylemine uyan suç tarihinde yürürlükte ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nın 134/.1 maddesinin 1 ve 2. Cümlesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen zararın niteliği, nazara alınarak taktiren hapis cezası tercih edilmek sureti ile sanığın 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 21/03/2016 tarihinde,

özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yönünden oybirliği, şantaj suçu yönünden ise oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan dava açılmış, cinsel ilişkinin mağdurun rızasıyla gerçekleştirildiği düşüncesiyle beraate hükmolunmuş ve bu karar ... Ceza Dairesi tarafından onanmıştır. Ağır Ceza Mahkemesinin beraate hükmettiği kararında şantaj ve kişisel verilerin elde edilmesi eylemlerinden suç duyurusunda bulunulmuş olduğundan, sanık hakkında Cumhuriyet Savcılığınca iddianame ile yeni davalar açılmıştır.

Cinsel saldırı suçundan açılan davanın 06.03.2009 tarihli iddianamesinde sanığın şantajla mağdurla birlikte olduğu anlatılmış ve ağır ceza mahkemesi, ileri sürülen bu iddiaları değerlendirerek eylemlerin rıza ile gerçekleştirildiği düşüncesiyle beraate hükmetmiştir. Bu hüküm Yargıtay incelemesinden geçerek onanmıştır. Buna göre, aynı eylemlerden söz edilerek yeni bir dava açılması mümkün değildir.

Mahkeme incelemesinden geçip kesinleşmiş bir hükümle sonuçlandırılan eylemlerin yeniden dava konusu edilmesi ancak, kesin hükümden sonra başka ve yeni bir delil ya da eylemin ortaya çıkması halinde mümkün görülebilir.

Aksi takdirde sanık hakkında, cinsel saldırının zor unsurunu oluşturmadığı değerlendirilen şantaj niteliğindeki eylemlerin, mağdurun rızasının bulunması nedeniyle suç oluşturmadığı değerlendirildikten ve beraat kararı onandıktan sonra yeni bir davaya konu edilmesi halinde mahkemece CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca red kararı verilmesi gerekir.

Bu maddeye göre " Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir."

Açıkladığımız gerekçelerle, daha önce beraatle sonuçlanmış bir cinsel saldırı davasının konusu olan şantaj eyleminden dolayı açılan yeni davanın CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/1798, K. 2016/5371, 21 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2016/1798
Karar No
2016/5371
Tarih
21 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/1798 K.2016/8269
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/1798 K.2016/3127
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/1798 K.2016/4498
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/1798 K.2016/4397
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/1798 K.2016/2436
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/1799 K.2016/2882

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.