KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/18627 E., 2020/12364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Şantaj
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen şantaj eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Şantaj suçundan hüküm kurulurken, TCK'nın 107/2-1. maddesi gereğince temel ceza 2 yıl hapis ve 120 gün adli para cezası olarak belirlenip, sanığın eylemini birden fazla kişiye karşı tek bir fiille gerçekleştirmesi nedeniyle 43/2. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılarak cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 150 gün adli para cezası olarak belirlenmesinden sonra,
TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 120 gün adli para cezası olan temel ceza üzerinden 1/4 oranında artırım yapılması gerekirken, 2 yıl 6 ay üzerinden artırım yapılıp TCK'nın 62/1 maddesi üzerinden 1/6 indirim yapılarak sonuç cezanın "2 yıl 6 ay hapis ve 150 gün karşılığı adli para cezası" yerine "2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 155 gün karşılığında 3.100.00 TL adli para cezası’’ olarak belirlenmesi nedeniyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/18627, K. 2020/12364, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama