KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/18864 E., 2020/13622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, son duruşmada dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Yerel mahkemece verilen kararın Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230, 232,289/1-g, (1412 Sayılı CMUK’nın 308/7. ) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2)Kabule göre de; denetim süresi içerisinde kasten işlenerek açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına neden olan eylemlerin iddianamede TCK’nın 86/2, 3-e olarak gösterildiği, bu nedenle soruşturma evresinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığı, kovuşturma evresindeki yargılama sonucunda ise aynı Kanunun 86/2. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, TCK’nın 86/2. maddesindeki basit yaralama suçunun CMK’nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, yargılama sürecinde uzlaşma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak uzlaşma yapılmaması halinde, aynı Kanunun, 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması, ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/18864, K. 2020/13622, 26 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama