KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/1896 E., 2020/3621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Şantaj
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres, bilinen en son adres kabul edilerek, merci tarafından tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8. maddesi ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, (tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda,
tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması gerektiğine dair) şerh düşürülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık ...'nin yokluğunda verilen kararın, sanığın mahkemede bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan en son adrese tebliğe çıkarıldığı, ancak tebligatta muhatabın nerede olduğunun araştırıldığına ve hangi komşusuna haber verildiğine dair hususlara yer verilmediğinin ve doğrudan mahalle muhtarına bırakıldığının anlaşılması karşısında, adı geçen sanığa gerekçeli kararın tebliğinin bu nedenle usulsüz olduğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/1896, K. 2020/3621, 20 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama