KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/3629 E., 2016/12998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2016
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle ve 125/1. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair (kapatılan) Muğla 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 04/04/2014 tarihli ve 2013/454 esas, 2014/312 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 28.01.2016 gün ve 94660652-105-48-13079-2015-2672/8795 sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2016 günlü, 2016/47234 sayılı tebliğnamesiyle bozma düşüncesiyle daireye gönderilmiş olduğu görülmekle dosya incelendi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede,
Dosya kapsamına göre, Uyap sisteminden alınmış olan 02/07/2014 tarihli nüfus kayıt örneğine göre sanığın yerleşim yeri adresinin bulunmadığın anlaşılması karşısında, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğin geçerli olduğu ve anılan kararın kesinleştiği düşünülerek yapılan incelemede;
Sanığın müştekinin evden ayrılan eşi Gonca Boz ile birliktelik yaşadığı, bu nedenle sanık ile müşteki arasında husumet bulunduğu, inceleme konusu mahkeme kararında olay tarihinde sanığın müşteki adına kayıtlı olup müştekinin eşinin kullandığı [TELEFON] numaralı telefondan müştekinin kullandığı [TELEFON] numaralı telefona “Yarım saat sonra eski garajın oraya gel lan erkeksen yalnız polis ve jandarma olmasın olursa gerisini de sen düşün” şeklinde mesaj göndererek tehdit ve hakaret suçlarını işlediğinin kabul edildiği cihetle, sanığın soruşturma aşamasında vermiş olduğu 18/02/2013 tarihli ifadesinde müştekiye telefonda küfür ettiğini ve “ben buradayım gelebiliyorsan gel” dediğini kabul etmesi karşısında hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
Ancak tehdit suçu yönünden yapılan değerlendirmede, sanığa isnat edilen “polis ve jandarma olmasın olursa gerisini de sen düşün ve ben buradayım gelebiliyorsan gel” şeklindeki ifadelerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2.cümlesinde yer alan sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde 106/1-1.cümleye göre cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu görülmekle,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/3629, K. 2016/12998, 30 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama