KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/860 E., 2020/2481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanık ...'nın yokluğunda verildiği, kovuşturma aşamasında bildirdiği adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine, katılanın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığı araştırılarak, olmadığının tespiti halinde ancak daha önce usulüne uygun tebligat yapılması şartı ile Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ işlemi yapılması gerekirken, bu hususa uyulmadan yapılan tebligatın geçerli olmadığı,
dolayısıyla anılan kararın usulüne uygun olarak kesinleştiğinden ve denetim süresinin de başladığından bahsedilemeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihatle, Yerel Mahkemece verilen 21.10.2014 tarihli ve 2014/448 esas,
2014/622 karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanığın 24.12.2009 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanununun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/860, K. 2020/2481, 5 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama