KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2017/10661 E., 2018/7603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ile müştekinin iş ilişkisine dayalı bir anlaşmazlık yaşayıp, bu nedenle aralarında, dolandırıcılık suçundan devam eden ve müşteki ile tanık Selda Yüksel’in sanık sıfatı ile yer aldıkları bir yargılamanın bulunduğu, olay tarihinde, sanığın, müştekinin telefonuna gönderdiğini kabul ettiği mesajda, “sayın Kutluer Çınar, senin nasıl bir insan olduğunu mağdur ettiğin bir sürü insanla görüşerek öğrendik, ben de ... isem bu paraları senden kuruşu kuruşuna almazsam organımı keseceğim, hatunum diye gezeceğim bunu da böyle bilesin” şeklinde sarfettiği sözlerin,
hangi sonucu gerçekleştirmeye yönelik olarak söylendiği ve tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan; ayrıca sanığın, müştekiye telefon açarak “beni dolandırdın, paramı senden alacağım, parayı almak için başına silah mı dayamam gerekiyor, paramı vermezsen nişanlınla çözerim” şeklinde sözler söylediğini kabul etmeyip, sadece müşteki ile dolandırıcılık suçundan birlikte yargılandığı için "paramı vermezsen nişanlınla çözerim" şeklinde bir söz söylediğini beyan etmesi ve müştekinin anlatımını doğrulayan tanık Selda Yüksel’in de dolandırıcılık suçundan sanık sıfatı ile yargılandığının anlaşılması karşısında;
tüm anlatımlar yöntemince irdelenip tartışılmadan ve suçun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Mahkemece, tanık Selda Yüksel’in, taraflar arasında gerçekleşen telefon görüşmesine tanık olduğunu açıklamış olmasının önceki husumetten kaynaklanabileceği için delil olarak addedilmediğinin belirtilmesi karşısında, telefon görüşmesinde meydana gelen tehdit eyleminin ne şekilde sübut bulduğu açıklanmadan, TCK’nın 43. maddesinin uygulanması,
b-Sanığın, müşteki ve nişanlısı olan tanık tarafından dolandırıldığına dair savunması ve taraflar arasında, dolandırıcılık suçundan devam eden bir yargılamanın bulunduğunun anlaşılması karşısında, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2017/10661, K. 2018/7603, 17 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama