KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2017/18930 E., 2017/22939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2017
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Silahla tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a ( iki kez) ve 62/1 (iki kez) maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay (iki kez) hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair, Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2010 tarih ve 2009/816 esas, 2010/550 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının önce 05.12.2016 gün ve 2016/391676 sayılı sonra 12.09.2017 gün ve 50737 sayılı istem yazılarıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
05.12.2016 gün ve 2016-391676 sayılı istem yazısında: erteli cezanın aynen infazına ilişkin Gaziantep 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2014 tarihli ve 2009/816 esas, 2010/550 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Gaziantep 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli ve 2016/402 değişik iş sayılı kararına yönelik olarak,
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağını düzenleyen 43/2. maddesi nazara alındığında, somut olayda, sanığın eyleminin müştekilere yönelik tek bir eylemle gerçekleştirilmiş olduğunun mahkemece kabul edilmiş olması karşısında, eylemin zincirleme tehdit suçunu oluşturduğu, tek bir cezaya hükmolunarak artırım uygulanması gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmememiştir." denilmektedir.
Dairemizce tespit edilen yeni hukuka aykırlık nedeni yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının taktiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmesinden sonra düzenlenen 12.09.2017 gün ve 2017/50737 sayılı istem yazısında; silahla tehdit suçundan sanık ...'ın cezalandırılmasına dair Gaziantep 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2010 tarihli ve 2009/816 esas, 2010/550 sayılı kararına yönelik olarak,
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağını düzenleyen 43/2.maddesi nazara alındığında, somut olayda, sanığın eyleminin müştekilere yönelik tek bir eylemle gerçekleştirilmiş olduğunun mahkemece kabul edilmiş olması karşısında, eylemin zincirleme tehdit suçunu oluşturduğu, tek bir cezaya hükmolunarak artırım uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Silahla tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2010 tarihli kararıyla, Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a, 62 ve 51. maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, yüze karşı verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine,
sanığın deneme süresi içinde yeni bir suç işlediğinden bahisle, Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2014 tarih ve 2009/816 esas, 2010/550 sayılı ek kararı ile sanık hakkında TCK'nın 106/2-a ve 62.maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 8 ay (iki kez) erteli hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itiraz üzerine, Gaziantep 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli ve 2016/402 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği,
hem sanığın cezalandırılmasına yönelik temyiz edilmeksizin kesinleşen karardaki hukuka aykırılık yönünden, hem de erteli cezanın aynen infazına dair karar karşı yapılan itirazın reddine dair merci kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
1-Sanığın iki mağdura yönelik silahla tehdit eyleminde, TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesine, 2-(1) nolu hukuka aykırılığa bağlı olarak da, erteli cezanın aynen infazına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair merci kararındaki hukuka aykırılığın saptanmasına ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme
5237 sayılı TCK’nın “Zincirleme Suç” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnalarına, TCK’nın “suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44. maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, TCK’nın 43/1. maddesine göre artırılacaktır. (Ceza Genel Kurulunun 05/06/2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
İncelenen somut olayda; sanığın aralarında önceden husumet bulunan ve olay günü karşılaşıp tartıştığı mağdurlar Adem Kaynak ve Müslüm Enliçay'a belindeki kuru sıkıdan çevirme ve 6136 sayılı kapsamında olduğu belirlenen ruhsatsız silahı göstererek tehdit etmesi biçiminde oluşa uygun olarak kabul edilen eyleminde, TCK'nın 43/2.maddesinin uygulanması yerine mağdur sayısınca hükümler kurulması hukuka aykırıdır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2017/18930, K. 2017/22939, 20 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama