KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2017/19797 E., 2020/21551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Düşme
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, mağduru cep telefonu ile arayarak “seni vura vura öldürürüm” şeklindeki sözlerle tehdit ettiğinin iddia edilmesi karşısında, eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde tanımlanan mağdurun vücut bütünlüğüne yönelik tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan ve sanığın savunması alınıp deliller toplanmadan, aynı maddenin 2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit olarak kabul edilerek, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
2-Kabule göre de, mağdurun hükümden önce şikayetinden vazgeçmesi karşısında, TCK'nın 73/4. maddesi uyarınca sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği saptanarak, sonucuna göre davanın düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın savunması alınıp suçun sübut bulduğunun ve eylemin TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde ise, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2017/19797, K. 2020/21551, 24 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama